Kulak Ver, Yetki Ver, Uygula!
Peki, büyükleri dinlememiz gerekiyor da, kendimizden yaş veya makam bakımından küçük olanları ne yapacağız? Ontarin yönetimde nasıl bir rolleri olabilir? Bu soruya Kuran-ı Kerim. Enbiya suresi 78. ayette şöyle cevap veriyor.
"Ve Davud ile Suleyman'ı da an. Hani bu ikisi bir topluluğa alt koyun sürüsünün geceleyin girip otladığı bir ekin hakkında hüküm vereceklerdi ve Biz de onların bu hükümlerine tanık idik. Bu olayda Suleyman'ın dāvā konusunu (daha derinden) anla masını sağladık; bununla birlikte, Biz her ikisine de sağlam bir muhakeme gücu ve ilim bahşetmiştik.
Kıssaya göre, bir koyun sürüsü geceleyin yolunu şaşırarak komşu tarlaya girer ve ekine zarar verir. Suleyman henüz 11 yaşında bir çocuktur. Babası, kral-peygamber Hz. Davud zararı hesap ettirir ve koyun sürüsünün değerine eş bir zarar ortaya çıkar.
Bunun üzerine Peygamber-Kral sürüyü ekin sahibine verir, böylece zararı tazmin ettirir. Fakat küçük Süleyman bu hesabı beğenmez. "Taraflar hakkında bundan başka bir karar daha mülayim ve uygundu" der. "İşinizi ben üstüme alsaydım, bundan farklı hüküm verirdim. Onun bu sözünü Hz. Davud'a haber verirler. Davud, Süleyman'ı çağırıp sorar: "Sen onlar arasında başka nasıl hüküm verirdin?"
Hz. Süleyman babasına hükmün değiştirilmesi gerektiğini ve koyun sürüsünün sadece bir yıllık geçici intifa hakkının (sut, yün, o yıl doğan kuzular, vb.) ekin sahibine verilmesinin, koyun sahibininse, eski haline getirinceye kadar tarlayı ıslah ve onarımla yükümlendirilmesinin ve sonunda tarlanın da, koyunların da eski sahiplerine iade edilmesinin uygun olacağını söyler. Bu yolla hem davacının uğradığı kayıp giderilmiş, hem de davalı mağdur edilmemiş olur. Hz. Davud bu çözümü beğenir ve uygular.
1. Süleyman, ben daha 11 yaşında bir çocuğum, boyumdan