Baran Tercan

Puan vermedi·359 syf.··
2025 9. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2025 17:08
Eser üzerine yazılan incelemelere şöyle bir göz attım. Birkaç tane, satır aralarını okumayı iyi bilen ve yazarın aslında gayet de bir taraf olarak yazdığını anlayan insanlar olduğunu gördüm. Ama genelin iddiası, müellifin geleneğin dışına çıkıp olayları tarafsız, objektif bir biçimde ele aldığı yönünde. Bu yorumlar oldukça gülünç zira eser oryantalist bakış açısının tipik bir örneğidir. Yazar peygamberin pek çok kötü özelliğe haiz biri olduğunu düşünen -birçok iddiasında kaynak yok- tipik bir batılı. Satır aralarını tarihsel bir kişilik olarak Muhammed’e saygı duyulması gerektiği ile süslemesi onun olaylara tarafsız açıdan baktığını göstermez. Vasat ve peygamberin biyografisi olarak asla başvurmayacağım bir eser. Peygamberin hayatı dışında müellif islam teolojisinden de uzak. Müslümanların Allah’ın gökte olduğuna inandığını falan düşünüyor. ((:
MuhammedMaxime Rodinson · Doruk Yayınları · 202495 okunma
Reklam
6/10
·71 syf.··
2024 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2024 14:36
Yine tam bir Stefan Zweig kitabı. Her yönüyle böyle. Az hacimli, kolay okunabilir, bir anlatıcı tarafından anlatılan şirin bir kitap. Kafamda oluşan Stefan Zweig portresine tam tamına uyuyordu. Tam da bu eseri okumadan önce bir yerde Stefan Zweig için: "Bir kadının ruhunu, davranışlarını çok iyi analiz eden biri." şeklinde yorum okumuştum. Çok iyi bir tespit olduğunu daha iyi anlıyorum. Bu eser özelinde değil, diğer eserlerinde de kadınların ruhsal durumunu tasvir ederken Zweig'ta bir bilgelik sezersiniz. "Erkekler kadınları hiç anlamıyor" söylemini boşa çıkartabilecek bir yazar Zweig. Eser bazı gereksiz bulduğum bölümlere rağmen güzel ve üstte de dediğim gibi şirinceydi. Aynı doğrultuda giderken bir anda artıp azalıveren temposuyla, karakterlerin önceki Zweig eserlerindekine benzer söylemleri ve davranışlarıyla tam bir Zweig eseriydi. Ama en iyisi değildi.
2024 Okuma Raporları
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024151bin okunma
7/10
·105 syf.··
2024 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2024 01:27
Hem Jack London'ın okuduğum ikinci kitabı hem de genel olarak okuduğum en farklı kurguya sahip kitaptı. Zira her şey bir hayvanın gözünden... Bu enteresan kurgu Jack London üslubuyla da birleşince ortaya hoş bir eser çıkmış. Buck oldukça uslu, zengin bir ailenin köpeği ve en önemlisi türünün vahşi doğaya alışkın özelliklerine haiz olmayan bir köpek. Ama kitap bitince nasıl bir köpek oldu? Vahşi doğanın çağrısına boyun eğmiş, evcilleştirilmemiş vahşi atalarının izinden giden, kimseye bağlılığı bulunmayan bir köpeğe dönüştü. Böylesine sakin ortamlarda büyüyen Buck ait olduğu yere geri dönüyor. Bu gerçekten tam bir Jack London kurgusu. Sınıf atlama/düşme, oradan özüne dönme meselesi, oradan bulunduğu dünyayı sorgulayıp özünü anlama çabasına uzanan bir kurgu söz konusu. Yazarın en kıymetli eseri Martin Eden ı okuduysanız bir düşünün. Benzer konular bir köpek üzerinden anlatılmamış mı? Yani artık galiba bir eserin Jack London'a ait olduğunu bilmeden okusam; barındırdığı üsluptan, dikkat çekilen konulardan, sorgulamalardan vs. eserin ona ait olduğunu hemen anlarım. Velhasıl bu eser de okunmalı diyebiliriz.
2024 Okuma Raporları
Vahşetin ÇağrısıJack London · Olympia Yayınları · 202043,2bin okunma
8/10
·627 syf.··
2024 11. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2024 22:23
Fyodor Dostoyevski okumak olgunlukmuş. Biz de ilk kez bu eseriyle nail olduk olgunluğa. Kitabı okumadan önce detaylı bir ön incelemeye gerek yok zira eser dünya yazınında yeterince popüler zaten. Öncelikle söylemeliyim ki Raskolnikov, hareketlerine tıpkı çevresindeki birçok kişi gibi anlam veremediğim bir baş karakterdi. Hatta okuduğum eserler arasında baş karakteri en anlaşılmaz kişiydi. Hayır, aslında temel meseleyi anlıyorum. Yani cinayeti işlemesini... Kendince ahlakî bir altyapı hazırlıyor cinayete. Bir suçun binlerce yarar getirecekse işlenebilir olduğuna inanıyor. Temelde tüm bunlar ahlak felsefesinin birer sorusu ve Raskolnikov'un bu ahlakî sorgulayışları esere çok katmanlı bir yapı katıyor. İşin özüne dönecek olursak bu tuhaf, anlaşılmaz ve açıkça hasta olduğu görülen ana karakterimiz Rodya Romanoviç, suçunu hiçbir zaman kabul etmiş değil. Hatta bunu suç olarak görmüyor bile. Çevresi ve yasal sisteme göre bu apaçık suç. Ama birçok kötülükten kurtardığı için Raskolnikov'a göre belki de erdemli bir davranış. Yazarın bu karakter üzerinden genel geçer ahlakî bakış açılarını sorguladığını düşündüm bir an. Nitekim Raskolnikov birçok insanı aptal ve hakir de gören biri. Onların bırakın ahlakî düşüncelerini, hiçbir düşüncesine saygı duymadığı kesin. Konunun ağırlığından olsa gerek eserin diline ve kurgusuna yer ayıramadık. Ama isabet oldu. Çünkü önümde, okuyacağım Dostoyevski kitabı var. Onu da okuduktan ve göz önüne aldıktan sonra daha sağlam tespit yapacağıma inanıyorum.
2024 Okuma Raporları
Suç ve Ceza (2 Cilt Takım)Fyodor Dostoyevski · Kapra Yayıncılık · 2021194,3bin okunma
9/10
·651 syf.··
2024 9. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2024 22:14
Kemal Tahir ile tanıştığım ilk eser diyebilirim ama bu eseri almadan önce Kemal Tahir ile ilgili belli bir bilgi birikimine sahip olmaya çalıştım. Hatta fikir dünyasının bana hiç de uzak olmadığını gördüm. Bu yüzden Kemal Tahir'in kalemi ile ilk kez tanıştım desem daha doğru olacaktır. Kemal Tahir'in, Türk halkının tarihten bugüne gelen yapısını önemsediğini, bu milli yapıyı, kültürü gerçekçi bir şekilde ele aldığını ve eserlerinde bunu gösterdiğini okumadan önceki araştırmalarımda görmüştüm. Devlet Ana bunun somut örneği oldu. Eser boyunca "Türkmen" toplumu çeşitli yönlerden niteleniyor. Hem kendilerinin hem yabancıların gözünden... Belli ki yazar gerçekten de tarihsel kökenlerimizi aydınlatma gayesi güdüyor. Yaptığı tahlilleri inceleyecek olursak da bir yazar olarak bu kökeni gayet sağlam kavradığını görürüz. Bir yanlışlık görülmüyor. Bu dediklerimin somutlaşması açısından birkaç meselede Türkmen toplumunun tutumuna örnek vereyim: Halkın din farketmeksizin, ruhban sınıfına karşı bir tutumunun olması ve bu din adamlarının bazılarının gerçekten de düzenbaz ve kaba olması. Halkın gayrimüslim birini kolayca sahiplenip arasına alabilmesi ve din değiştirmeye vs. zorlamaması. Belki göçebeliğin de verdiği rahatlıkla, dünya görüşlerinin oldukça geniş olması. Aslında belki de yazarın en önemli, gizlice vurguladıklarından birisi: Türkmen toplumunun eli kılıç tutan insan olma çabası yani askerliğe verdiği önem. Bunu; Bacıbey'in Kerim'i ille de asker yapmak istemesi, insanların birçok kez Kerim'in askerlik yerine mollalığı seçmesiyle alay etmesi somutlaştırabilir. Edebî dile gelirsek dönem ağız yapısının karakterlere aksatmadan uygulanmış olduğunu görürüz. Yazar döneme yeterince vakıf; bunu, esere eklediği olay, karakter, ve belki de eşyalardan rahatça anlayabiliriz. Bu güzel
2024 Okuma Raporları
Devlet AnaKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20268,9bin okunma
Reklam