Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, küçük bir adaya giden İrlandalı deniz lojistik teknikeri ile oranın yerlisi olmuş, fenerin içinde yaşayan Avusturyalı Batis Caffo' nun birlikte geçirdiği uzun bir yılı anlatan kitap. Her sayfasında insanın kendine acaba ben olsaydım ne yapardım, sorusunu sorduğu, rahatsız edici bir şiddetin, cinselliğin ve psikolojik düşüncelerin çokça yer aldığı kesinlikle okumanızı tavsiye ettiğim bir kitap. Filmini de kesinlikle tavsiye etmediğim bir kitap :).
***Bundan sonra okuyacaklarınız; eserin konusu hakkında bilgi veren, kendi düşüncelerim. Spoi.
"Buradan gitmeli miydim ? Her şey "evet" yanıtına işaret ediyordu. Ama böyle durumlarda insan kendisini anlaşılmaz bir mantığa teslim ediyor. Bana kalırsa gülünç duruma düşme korkusu beni yönlendirdi: Dünya'nın yarısını görev yerime ulaşır ulaşmaz vazgeçmek için katetmemiştim."
Her şeyin bu kadar basit bir tercihle başladığını sanıyordum (22 Nisan 2023 01.17 yinemi sallandık korkusu içinde, syf. 32 bitince düşüncelerim değişti) o kadar basit bir tercih değilmiş;
"Bundan sonra yanıtlamam gereken tek soru kalıyordu geriye: insanoğlunun mutsuzluğunu süreklileştiren, şiddet sarmallarinin yönettiği bir Dünya'da kalmak istiyor muydum? Yanıtım; hayır, asla ve hiçbir yerdeydi ve bu yüzden insansız bir dünyaya kaçmayı seçtim."
Her şey aslında böyle başlamış...
Adaya gelen Kahramanımız, hiç misafirperver olmayan Caffo ile zorda olsa bir toplum oluştururlar, toplum dedim çünkü;
"syf.91 İnsanların doğuştan daha iyi ya da daha kötü oldukları kesinlikle ileri sürülemez. Sorun bir kez bir araya gelince oluşturdukları toplumun iyi ya da kötü olmasıdır."
Buradan iyi ya da kötünün topluma göre değiştiğini anlayabilir miyiz?
Kitabı okumadan önce baktığım incelemelerde her iki incelemeden bir tanesi zoofili