Badee

Badee
TC SAĞLIK BAKANLIĞI- KDH/AŞH
A.Ü/mouth and dental health~ medical documentation
Antalya
255 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Pozdnişev: KISKANÇLIĞIN CEHENNEMİ
Puan vermedi·140 syf.··
2022 48. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2022 22:07
Sizi, Beethoven’in Kreutzer Sonat’ını iliklerinize kadar hissettiren Canım Tolstoy’un bu eseriyle tanıştırayım: Aşk kıskançlığın sebebi miydi ? Peki ya kıskançlık nefretin ? Ya nefret ölümün? Toplumun (daha doğrusu geri kafalı ailelerin ve onların kan bağı ile bağlı oldukları akrabaların) kadınlara dayattığı ‘evlilik töresi’ denilen iğrenç ve bağnaz düşünceyi bir adetmiş gibi ( bunu daha ileriye götüren hatta başka anlamlar yükleyip yücelten bir onur meselesi, namus meselesi gibi göstermeye çalışan örümcek beyinlilerin hala soluk alıyor oluşu insanı tiksindirmiyor değil. Kadınlar erkek için cinsel obje olarak anılır ve bu çok rahat dile getirilir. Erkekler bunu kendileri için bir üstünlük ve onur olarak kabul eder. (Karaktersiz adiler). Böyle iğrenç insanların arasında kim bilir kaç kadın Lily gibi heba oldu… “Sen bana aklımı kaçırtacaksın! Sonra olabileceklerden ben sorumlu olmam!” Dedi ve korkaklığının ardına sığındı Pozdnişev! Söylemesi ne kadar da kolay değil mi? Bir insan hayatı işte bir erkeğin iki dudağının arasına bakıyor. Yapılan yanlış bir davranışta suçlu olan karşı taraf olur. Neden mi ? Çünkü toplum size namusu böyle öğretmiştir, ama unutulan bir şey vardır ki o da; toplumun asıl öncelik olarak kendini ahlaki açıdan eğitmesi gerektiğidir. Bu ‘başkasına çamur atmadan önce kendi aynana bak’ demekten farksızdır. (Bunu gerçek anlamda ahlak sahibi olanlar yapabilir.) toplum bana cinayeti dayattı dese bile bu katil olduğu gerçeğini örtemez. “Kıskançlığın kudurmuş hayvanı kafesinde yeniden kükremeye ve oradan çıkmak İçin debelenmeye başlamıştı.” Burada karakter kendini sırf rahatlatmak için kelime oyunundan başka bir şey yapmamıştır. En başından beri ‘aşk’ adı altında yapılan bir evliliğin ilk günden beri iyi gitmediği bilindiğine rağmen zorla ilerletmek
İnsan ve Duygular
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
John Galt Kim?
10/10
·686 syf.··
Beğendi
·
2021 147. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2021 15:31
Woouuuwww!!! Wouuwwww!!!! Wouuwwwwww!!! ‘Oniki yıldır sorup duruyorsunuz: John Galt kim? ben john galt'ım. hayatını seven adamım. diğerlerine olan sevgisini feda etmeyen adamım. sizi kurbanlarınızdan mahrum bırakan, böylelikle dünyanızı yıkan adamım. eğer bilmekten nefret eden sizler, neden yok olmakta olduğunuzu öğrenmek istiyorsanız, şimdi onu söyleyecek olan adam da benim.' İnsanların onun hakkında söylediği her hikaye doğruydu ve ben Dünyanın motorunu durduran adam ile tanıştım. Onu o kadar benimsedim ki hiç bitmesin ve hiç gitmesin istedim. İlk kez bir kitabın bitmemesi için yavaş yavaş okudum onu sindirebilmenin yolu buydu benim için. Umarım günün birinde hepiniz bu kitaba denk gelir ve okursunuz size sunacağım en iyi dilek bu. Söylemek isterim ki okuduğum kitapların en iyisinin iyilerinden biri oldu bu. Bununla birlikte Kadın yazarlara olan saygım daha da arttı. AYN RAND sen mükemmel bir kadınsın. Hükümet, toplum, yağmacılar, bilim uğruna yaşayanlar. Kör olanlar, kör olmayı tercih edenler, başkalarının aklıyla yönetilenler, para için başkalarını ezenlerden tutun diğer saymadığım tüm kavramlardan oluşan felsefe, gerçeklik ve düşüncenin hakim olduğu enfes bir kitap. Kitap hakında daha fazla konuşmayacağım. Neden mi ? Söyleyebileceklerimden çok daha fazlası olduğu için. İncilden sonra insanları en çok etkileyen bir kitap olduğunu bilmeniz yeterli okumak istemeniz için Şimdi çok sevdiğim 5 arkadaşıma Taggart Transcontinental demiryolunda veda ediyorum: DAGNY TAGGART; mücadele simgem olduğun ve bir kadının ne kadar güçlü olabileceğini gösterdiğin için, FRANCİSCO D’ANCONİA; Kendi savaşın uğrunda her şeyi feda edebileceğini öğrettiğin için, (sevdiğin kadını bile..) HANK REARDEN; Her şeyde dürüstçe doğru kalınabileceğini öğrettiğin için, sen JOHN GALT; Dünyanın
Felsefe-Düşünce
Atlas Vazgeçti 3. Bölüm: Gerçek GerçektirAyn Rand · Plato Film Yayınları · 2003469 okunma
YALNIZ DEĞİLSİN “MOSCARDA” EN AZ SENİN KADAR DELİYİM BEN DE!
9/10
·198 syf.··
2021 116. kitabı
“Yüzeyde kalma! Daha derinlere bak!” Biri miyiz hiçbiri miyiz binlercesi miyiz ? Bunu size sordurtacak kadar cesur bir karakter ile tanıştım. VİTANGELO MOSCARDA yok yok GENGE mi demem gerek ? Hayatınız tek düze ilerliyor her şey önceki günden farksız ve bunu değiştirecek gücün de aslında o kadar büyük olmadığını düşünün. Sadece karşınızdaki bir insanın yüzünüzde yıllarca fark etmediğiniz bir ayrıntıyı fark etmesiyle hayatınızın ve düşüncelerinizin nasıl akıp gittiğine donuk bir yüz ifadesiyle tanıklık edeceksiniz. “Olduğum ya da olduğumu sandığım kişinin, tanıdıklarımdan biri ya da diğerinde yaşayan Moscardalardan tamamen farklı olduğunu her seferinde yeniden kanıtlamak zorundaydım ve bunu ancak, bana atfedilen gerçekliği anlamayı başardıktan sonra yapabilecektim: Beni tanıyanlar için sefil, değişken, tutarsız ve hatta neredeyse etkisiz, karaktersiz bir adamdım.” Bakınız şimdi tek soruyla sizi düşünmeye iteceğim: İçinizde birden fazla benlik olduğunu mu düşünüyorsunuz? Peki ya aslında gerçekten yalnızca bir benliğimiz yoksa ve bu içimizden değilde dışarıdan kaynaklanıyorsa? İşte yazar sadece sorgulamanız için devreye girecek. Gerçekliği ortaya çıkarmak istese de bunda da yanılma payınızın olduğunu gözler önüne serecek. Bulduğu yöntemlerle içine düştüğü durumdan çıkmak için kendiyle çelişmesini de normal bulacak. ‘DELİ’ miydi ? Hayır elbette değildi. Benim bir benliğim yok demez ve ekler; benliğim olsa olsa sizler tarafından görünen sahte yanılsamalarımdan yok olur.. Kendimizi gerçek hayatta asla göremeyeceğimiz gerçeği ile karşıdaki insanın bizi kendi ölçüsünde biçimlendirip şekillendirmesini nasıl durdurabiliriz ki? Moscara neye bürünürse karşıdanda öyle bir izlenim bırakması aslında gerçek kişiliğinin hiçbir önemi olmadığını gösterdi. Birine kötü
Düşünce
Biri, Hiçbiri, BinlercesiLuigi Pirandello · Aylak Adam Yayınları · 20185,7bin okunma
ÖMRÜNÜZDE HİÇ KİMSEYİ SEVMEDİNİZ Mİ ?????
10/10
·500 syf.··
2021 87. kitabı
Heathcliff‘ e yöneltilmiş can alıcı soru. Bunun cevabı çok basitti. Zaten her şeyi sevdiğinden yapmadı mı ? Hem de kendi benliğini kaybedecek kadar. Nasıl başladı ve nasıl bitti asla anlayamayacağınız inanılmaz bir baş yapıt ile karşı karşıya kalabilirsiniz ve hatta kötülüğün kokusunu bile alabilirsiniz. “Onu seviyorum çünkü o benim, benden öte bir parçam. İkimizin nasıl bir ruhu var bilmiyorum ama, onunkiyle benimki birbirinin aynı.” Dedi ve sevdiği adamı prestiji olmadığı için tercih etmedi Catherine. Bu seçiminin bedelini yalnızca çektiği acıları ve ölümü tatmin etmeyecekti. Bilebilir miydi ? Bilseydi yapar mıydı ? Küçük yaşlardan beri itilip kakılıp, size kötü davranıldığını ve asla sevilmediğinizi düşünün. İçinizdeki bütün güzel duyguların yitip gittiğini öyle ki sevdiğiniz kadının ölümü bile bu duyguları yeşertecek gücü kendinde bulamadığını hayal edin. Nasıl ? Yok artık dedirten cinsten değil mi ? Ben hep ölümün bile insanın içindeki çürümüş duyguları iyileştirme özelliği vardır diye düşünürdüm. Ama yazar sizi öyle bir karakterle yüzleştirir ki aklınız hayaliniz durur. İşte tamda burada Heathcliff’in bir eve girmesiyle her şey alt üst olur. Başlarda diğer herkese Heathcliff’e karşı yaptıkları acımasız kötülüklere karşı bir öfke besleyebilirsiniz fakat sayfalar ilerledikçe kimden daha çok nefret etmek istediğinize karar bile veremeyeceksiniz. Bana göre Heathcliff, birini sevmekle hayatını cehennemin en alt katına attı. Ve bundan asla gocunmadı, sevmenin her zaman ağır karşılığı olabilirdi fakat o gözünü bürüdüğü İNTİKAMDAN ölene kadar dönmedi. İçindeki öfke, kızgınlık, kin, nefret asla sönmedi. Belki yaşadıkları onu ruhsuz bir bedende yaşamaya zorlamıştı. Ne yazık ki bu, yaptığı bütün kötülükleri aklamaya yetmiyordu. Hayatımda görüp görebileceğim en
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Martı Yayınları · 201258,1bin okunma
“Ama ben ilk büyümü aşkımdan yapmıştım”
Puan vermedi·408 syf.··
2021 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2021 19:58
Yazıma başlamadan önce Kirke için bir söz bırakmak istiyorum. “Köyü tarafından sevilmeyen çocuk, sonunda o sevgi sıcaklığını hissetmek için köyünü yakar.” Başka kitaplarda yan karakter olarak görünüp kaybolurdu bazen ve her zaman anlatılan kadardı. Ama bu defa Kirke kendi hayatını baştan sona anlatacaktı, öyle de oldu. Okeanos’un nympha kızlarından biri olan Perseus ve Güneş tanrısı Helios’un çocuklarının ilkidir. Titan soyundan gelir. Onu diğerlerinden ayıran şey sesinin insan sesine benzemesi ve gözlerinin farklı oluşuydu. Böyle olunca da Kirke hep dışlanmış ve sevilmemiştir. Kardeşleri olduktan sonra artık büsbütün gözden düşmüş ve unutulmaya yüz tutmuş hayatına böyle devam etmek zorunda kalmıştır. Tek suçu aşık olduğu bir ölümlüyü tanrılaştırmasıydı. Ömür boyu yalnız başına bir yerde kalarak cezalandırılır ve bütün olaylar Aiaie adası etrafında dönüp durur, üstelik Tanrılaştırdığı adam bile onu değil kız kardeşini seçmişti. Kirke, içinde bulunduğu durumu her şekilde göğüslemeye çalışır her düştüğünde bir el bile bulamaz. Kaderi baştan yazılıydı belki de kim bilir. Kadın olarak doğmanın bir gücünün bile olmaması kimse tarafından sevilmemenin vermiş olduğu üzüntü ve o üzüntüyü kendine bile yansıtmayan güçlü Kirke. Yaşadığı her zorlukta yanında kimseyi göremiyor oluşu dokunuyor muydu ona ? Hiç oturup gün boyunca ağlar mıydı ? İçinde bizim bile görmemizi istemediği şeyler yaşamıştı buna emindim. Onda beni çeken şeyler vardı yaşadıklarının çeyreğini bile yaşamamıştım ama hissettiği tarifsiz duyguları hissedebiliyordum. Zavallı Kirke kaderi en başından kötü giden Kirke.. Herkesin gözünde cadıydı. Ve cadılar kötü şeyler yaparlar. Hayatı boyunca sevilmemiş olmanın insana neler yaptırabileceğini tekrar görüyorsunuz bu kitapta. Kirke, büyülerini kötülük için yapmazdı fakat
1k Okurları
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,4bin okunma