Merve Avcı

Merve Avcı
@Basictee
null
Fizyoterapist
null
Sakarya
18 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·216 syf.·
2018 8. kitabı
Bugün pastafaryanlık dininin kutsal kitabını inceleyeceğiz, hatta eleştireceğiz... Bu kitap, eleştirmeye cesaret bulduğum tek kutsal kitap olma özelliğini taşımakta aynı zamanda. Bunu tabii ki de pastafaryanların sırf kitaplarını eleştirdiği gerekçesiyle insan öldürmeyen temiz siciline borçluyum. Zira bir pastafaryan sizin dininizle pek ilgilenmez. Tanrıları diğer dinlerde olduğu gibi "sırf inanmadığı gerekçesiyle" iyi insanları sonsuz cehennemle tehdit etmez. Sadist değildir anlayacağınız. "Bazı insanlar bana inanmıyorsa, sorun değil. Cidden, o kadar da kibirli değilim ben." diye buyurur. Kutsal ve mükemmel bir varlığa yakışan bir olgunlukta hareket eder. Pastafaryanlar evrenin yaratıcısının uçan spagetti canavarı(FSM) olduğuna inanırlar, cennetlerinde bira volkanları ve seksi striptizcilerle mümin\müminelerini ödüllendirir. Bira içmek ve korsanlar-çünkü havalı bir yaşam tarzları var kabul edin- kutsal kabul edilir. Diğer kutsal kitapların aksine kadınları ezmez. Birinin diğerinden daha iyi, daha müthiş yaratıldığını falan da savunmaz ya da onların tabiriyle "Kadın kırılgan, ince, güzel bir varlıktır. Bu yüzden onu örtülere sokmalı, fıtratı gereği de erkek egemenliğine bürünmeli." diye dü-şün-mez. Feminist bir tanrıdır. Pastafaryanlık adına milyon dolarlar toplanmasına, görkemli tapınaklar, ibadethaneler yapılmasına da karşıdır. O toplayacağınız parayı daha yararlı işler için kullanabilirsiniz, der. Mesela yoksullara yardım etmek gibi. Günümüzde din adamlarının kazandığı paraları, din adı altında hibe edilen paraları da düşünecek olursanız neden hala ezilen, mağdur edilen inançlıların pastafaryanlar olduğunu anlayabilirsiniz. Pastafaryanlar açık görüşlü ve dogmayı reddeden insanlardır. Hatta "Uçan Spagetti Canavarı diye bir şey olmayabilir" demeye kadar vardırırlar
Din
Uçan Spagetti Canavarının Kutsal KitabıBobby Henderson · Altıkırkbeş Basın Yayın · 2017353 okunma
Merve Avcı
Dilerim ki sorgulamaktan korkmadığımız ve sorguladığımızda da yadırganmadığımız yarınlarımız olur, elinize sağlık Elif hanım güzel bi inceleme olmuş :)
Reklam
Bir şeyler yazmak istiyorum gökyüzüne Kırmızı ya da siyah fark etmez Önemli değil nasıl olduğu Sen yeter ki gör sadece. İkimiz de oraya bakıyoruz geceleri Ben seni hissetmek için Sen unutmak için sadece. Hissediyorum yanlış bir yoldayım Farklı bir tadı var burada nefesinin. Denizi yaşamak istiyorum seninle Boğacaksın biliyorum ama Kimse öğretmedi ki sende yüzmeyi Kimse anlatmadı zamanın durmadığını Sıra ikimize gelince. Oradasın, donuk gözlerin Yukarı bakıyor, beni arıyorsun Başaramadım bir türlü, sesim kaldı bir tek Yetmiyor sesim seni ısıtmaya Olamıyorum sana, istemiyorsun artık Haberin yok, kanıyorum pesten tize Yaşıyorum ama bilmeden gözlerinin baktığı yeri Seviyorum ama içime çekemeden seni Yazıyorum ama sen olmadan geceleri Siyah ya da kırmızı değil Nasıl olduğu hiç önemli değil
Merve Avcı
Gayet güzeldi,anlamlıydı elinize sağlık,yenilerini de takip ediyor olacağım. İyi akşamlar :)
Bir şeyler yazmak istiyorum gökyüzüne Kırmızı ya da siyah fark etmez Önemli değil nasıl olduğu Sen yeter ki gör sadece. İkimiz de oraya bakıyoruz geceleri Ben seni hissetmek için Sen unutmak için sadece. Hissediyorum yanlış bir yoldayım Farklı bir tadı var burada nefesinin. Denizi yaşamak istiyorum seninle Boğacaksın biliyorum ama Kimse öğretmedi ki sende yüzmeyi Kimse anlatmadı zamanın durmadığını Sıra ikimize gelince. Oradasın, donuk gözlerin Yukarı bakıyor, beni arıyorsun Başaramadım bir türlü, sesim kaldı bir tek Yetmiyor sesim seni ısıtmaya Olamıyorum sana, istemiyorsun artık Haberin yok, kanıyorum pesten tize Yaşıyorum ama bilmeden gözlerinin baktığı yeri Seviyorum ama içime çekemeden seni Yazıyorum ama sen olmadan geceleri Siyah ya da kırmızı değil Nasıl olduğu hiç önemli değil
Merve Avcı
‘kendime akıp gitmek için izin vermek istedim olmadı. Şu iğrenç huzurdan başka bir şey kalmadı elimde.’ Ne güzel yazmışsınız Erhan Bey kötü olan kötü kaldı yazısının üstüne mis gibi gitti bu ileti
Puan vermedi·160 syf.··
2018 7. kitabı
Öncelikle belirtmek gerekirse bu kitabı @Nordavind ‘ın #23414943 ve Oğuz AktürkOğuz Aktürk ‘un #27365097 incelemelerini okuduktan sonra almaya karar verdim o yüzden onlara teşekkür ederim:) Bugün işe geldim hava kapalıydı,yağmur yağıyordu, tam kitap okumalık hava ama biz çalışacağız derkeeen çoğu seansımın boş olduğunu öğrendim :) ve tabi ki aldım kitabı elime. O kadar akıcı bir dille yazılmış ki hoop diye bitiverdi. Kitaba dair çok güzel incelemeler hâlihazırda bulunmakta ve onların doyurucu incelemelerinin üstüne söyleyecek çok da bir şey kalmıyor ama yine de naçizane fikrimi ifade etmek gerekirse: Kitabı okurken o açlığa,çaresizliğe ve sefalete rağmen karakterinden ödün vermeyen kahramanın beyfendiliği bana ; evi yandığında kedisine sarılıp ağlayan Ali amca naifliğini,koltuklar kirlenmesin diye otobüste oturmayan madencilerimizin ince fikirliliğini, babasına yakılması için verilen kitapları satarak harçlığını çıkartan lise öğrencisi Murat’ın saf kalbini anımsattı. İsmi ne kadar ‘açlık’ olsa da benim için pesto soslu makarna gibi bu kitap :) yani pek bi olayı yok, action beklemeyin ama damakta çok güzel tat bırakıyor yedikçe yiyesin geliyor. Buraya kadar zaman ayırıp okuduysanız teşekkür ederim, Herkese iyi okumalar iyi akşamlar :)
Edebiyat
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,6bin okunma
Merve Avcı
Okuduğunuz için ben teşekkür ederim:)
9/10
·80 syf.·
Beğendi
·
2017 53. kitabı
Spoiler olabilir siz yine de bir okuyun da gelin. Yine Stefan Zweig yine tek atımlık ama sindirmesi zor,düşünce bağırsağında emilmesi daha da zor bir başyapıt. Ama dikkat çekilmesi gereken nokta bu kitabın aslında Zweig'in kaleminden çıkmamış olduğudur. Ayrıntılı bilgiyi inceleme altındaki yorumda vereceğim. :) Bir an için çok çok aç olduğunuzu düşünün, yıllardır bir şeyler tüketmişsiniz ama hiçbir şey yememişsiniz, arayış içindesiniz ve sonra çok lezzetli ama küçücük bir tatlı(hadi baklava olsun) atmışsınız ağzınıza, bitmesin diye hareketsiz bekliyorsunuz ama eriyor, tükeniyor sonunda. İşte kitap bitince uzun zamandır hissetmediğim bu hissi tattım tekrardan. İşte dedim, incelemeye değer bir kitap. Hepimiz hayatımızın bir döneminde bir tükenmişliğe doğru ilerleriz, yaşamın anlamsızlığı bir yana bizim yüklediğimiz, gerçek olmasını umduğumuz, hayat dağına tırmanırken kullandığımız kamamız olan anlamımız elimizden kayıp terk eder bizleri. Duygusal bir donukluk sendromuna tutuluruz, bazısı için her şeyi yapacak parasının olmasıdır sebep; bazısı içinse hiçbir şeye sahip olamamanın acısıdır. İntihar düşüncesi de geçer zihnimizden, sanki varlığını yok olarak kanıtlamak mümkünmüş gibi. İşte bunun son bulduğu, zamandaki bir kopma noktası vardır, Zweig buna olağanüstü bir gece demiş. Hepimizin böyle bir gecesi vardır (ya da olacaktır) kim bilir. O andan sonra başka biri oluruz,hayatımızın geri kalanında o gecenin izini taşırız. Eğer o bilet ayağımızın dibine düşmese o gece belki de hiç gerçekleşmeyecekken, kaderimiz üzerindeki etkimizin bir yanılsamadan ibaret olduğu daha iyi nasıl suratımıza çarpılabilir ki? Yalnızlığın insan ruhunda uyandırdığı dalgalanmaları bu kadar güzel ortaya koymak, betimlemeler ve karakter analizlerindeki derinlik kendisinin bir Freud hayranı
Edebiyat
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,6bin okunma
Merve Avcı
Çok başarılı bir inceleme olmuş tebrik ederim. Kitap biter bitmez bu incelemeyi okumak ekstra keyif kazandırdı. Teşekkürler :)