Uçan Spagetti Canavarının Kutsal KitabıBobby Henderson

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.277
Gösterim
Adı:
Uçan Spagetti Canavarının Kutsal Kitabı
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055532093
Orijinal adı:
The Gospel of the Flying Spaghetti Monster
Çeviri:
Uğraş Turan Önder, Umut Ulus
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altıkırkbeş Basın Yayın
Pastafaryanların ve doğal olarak pastafaryanizmin kutsal kitabı en nihayet ülkemiz topraklarına da nüzul oldu. Son Peygamber (şimdilik) Henderson, Tanrımızın (uçan spagetti canavarı) sözünün Türkiye topraklarında Türkçe yayımlanmasının, cennette: striptizci kızlar ve bol köpüklü taze bira ile ödüllendireceğini tahmin ettiğini açıkladı.
-Ramen-

Hakkımızda daha çok şey okudukça, Uçan Spagetti Canavarı'nın gerçek yaratıcı olduğuna ve FSMizmin belki de gelmiş geçmiş en iyi din olduğuna daha çok ikna olacaksınız.

Devam edin. Bizi otuz günlüğüne deneyin. Eğer bizden hoşlanmazsanız, eski dininiz sizi seve seve geri kabul edecektir. Jain'ler hariç tabii, onların duyguları çok kolay incinir.
-Ramen- 
Bugün pastafaryanlık dininin kutsal kitabını inceleyeceğiz, hatta eleştireceğiz... Bu kitap, eleştirmeye cesaret bulduğum tek kutsal kitap olma özelliğini taşımakta aynı zamanda. Bunu tabii ki de pastafaryanların sırf kitaplarını eleştirdiği gerekçesiyle insan öldürmeyen temiz siciline borçluyum. Zira bir pastafaryan sizin dininizle pek ilgilenmez. Tanrıları diğer dinlerde olduğu gibi "sırf inanmadığı gerekçesiyle" iyi insanları sonsuz cehennemle tehdit etmez. Sadist değildir anlayacağınız. "Bazı insanlar bana inanmıyorsa, sorun değil. Cidden, o kadar da kibirli değilim ben." diye buyurur. Kutsal ve mükemmel bir varlığa yakışan bir olgunlukta hareket eder.

Pastafaryanlar evrenin yaratıcısının uçan spagetti canavarı(FSM) olduğuna inanırlar, cennetlerinde bira volkanları ve seksi striptizcilerle mümin\müminelerini ödüllendirir. Bira içmek ve korsanlar-çünkü havalı bir yaşam tarzları var kabul edin- kutsal kabul edilir. Diğer kutsal kitapların aksine kadınları ezmez. Birinin diğerinden daha iyi, daha müthiş yaratıldığını falan da savunmaz ya da onların tabiriyle "Kadın kırılgan, ince, güzel bir varlıktır. Bu yüzden onu örtülere sokmalı, fıtratı gereği de erkek egemenliğine bürünmeli." diye dü-şün-mez. Feminist bir tanrıdır. Pastafaryanlık adına milyon dolarlar toplanmasına, görkemli tapınaklar, ibadethaneler yapılmasına da karşıdır. O toplayacağınız parayı daha yararlı işler için kullanabilirsiniz, der. Mesela yoksullara yardım etmek gibi. Günümüzde din adamlarının kazandığı paraları, din adı altında hibe edilen paraları da düşünecek olursanız neden hala ezilen, mağdur edilen inançlıların pastafaryanlar olduğunu anlayabilirsiniz.

Pastafaryanlar açık görüşlü ve dogmayı reddeden insanlardır. Hatta "Uçan Spagetti Canavarı diye bir şey olmayabilir" demeye kadar vardırırlar bu işi. Tartışmaya da bir hayli açıklar. Eğer FSM denilen bir varlığın yokluğunu kanıtlarsanız size neden inanmasınlar :). Öyle "olmayan bir şeyin yokluğunun kanıtı olmaz" gibi ateist zırvalarla gelmeyin ama... Mantıklı her insanın da tercih edeceği gibi eğer bu dine inanırsanız öldükten sonra muhteşem bir cennetle ödüllendirileceksiniz. İnanmayan birinin eğer varsa kaybedeceği çok şey var, inanan birinin eğer yoksa kaybedecek hiçbir şeyi yok. Peki ya varsa?

Peygamber olan Bobby Henderson, 2015 yılında yazdığı bu kitabı... Yazmak mı dedim? Öhöm indirilen.. Okullarda biyoloji dersinde evrim teorisiyle birlikte, akıllı tasarıma da yer vermesini eleştirmek maksatlı indirmiştir. Kanıtlı, bilimsel deneye, birçok bilime dayandırılarak oluşturulmuş evrim teorisine karşılık olarak; seneler evvel yanlışlanmış ve hiçbir bilimselliği olmayan bizzat hıristiyan misyonerlerinin oluşturduğu -ülkemizde de bunu layıkıyla temsil eden harun yahya namı diğer adnan oktar- akıllı tasarımı okullarda okutuyoruz. Okullarda okutulması ve doğru kabul edilmesi için herhangi bir kanıta hatta yanlışlanmaya bakılmadığını, bunu da belirtmenin kutsala hakaret olarak değerlendirdiğini fark eden Bobby Henderson bunu eleştirmek için muhteşem bir olaya imza attı. Peygamberliğini ilan etti... Korsanlardan türediğimizi, yer çekimi teorisinin yanlış olduğunu - bundan newtonizm diye bahsediyor - uçan spagetti canavarının makarnavi uzuvlarının bizi yere ittiği gibi birçok argümanla geliyor ve ekliyor, seneler evvel yanlışlanan akıllı tasarım okullarda okutuluyorsa bunların da okutulmaması için hiçbir ama hiçbir elle tutulur bir açıklama yok...

Kitabı okurken yer yer güldüm, yer yer de sıkıldım – ne de olsa bu da din kitabı, tanrısı feminist diye kıyak geçecek halim yok. - . Eğer akıllı tasarım, evrim, tanrının kanıtları, 19 mucizesine benzer konularda az çok okumalar yaptıysanız neyi eleştirdiğini anlarsınız fakat bu konularda hiç fikir sahibi değilseniz, "Neyi savundu şimdi bu?" diye düşünüp saçma bulmanız olası. İkna edicilik kısmında diğer dinlerden daha az mantıklı değil kesinlikle. Hatta kitabın içinde referanslı, kaynaklı kanıtlar da mevcut. Kesinlikle dinlerinin bilimle çeliştiğini düşünmüyorlar. Olur ki – bulamazsınız fakat – kitabın içinde bilimle çelişen birkaç şey gördünüz. FSM hiç kuşkusuz imanınızı sınamak için eklemiştir bunları kitabına. Kitabı okudum ve beğendim. Tam ateist bünyem pastafaryanlığa hazırlanıyordu ki FSM'nin küçük insanlar hakkında ufak tefek espriler yaptığını gördüm. Çok affedersiniz cüce demiş... Üzgünüm FSM, 158 boyundaki cüssemle sana tapmayacağım. Sen kaybettin.
Gelmiş geçmiş en iyi kutsal kitabın yazılışına bizzat tanık olduğum için artık görevimi yapmanın vakti gelmişti ki hemen vahiyimi aldım ve geldim(mağara değilse de benim ev de mağara sayılır ne de olsa) . Evet siteye belirli bir amaç üzere geldim, amacım iyiliği, güzelliği saygıyı ve toplumdaki hiçbir varlığı dışlamamayı içeren bu dinin yayılmasını sağlamak. En başta Evrim teorisinin(ne de olsa sadece bir teori) okullardan kaldırılmasına ve yaratılışçılık hipotezinin(yanlışlanalı seneler oluyor) inatla öğretilmesine karşı Eriştevi Bob Hazretleri bu kitabı yazdı. Sonra bunu çoğunluğun kabul ettiği mantıksız inançların reddedilemeyeceği yanılgısını çözmek için kullandı(Ne zeki adam ama!). Şimdi ise bu dinin 2 milyona yakın inananı var. Evet yanlış duymadınız, sayılar yalan söylemez değil mi? Özellikle siz müslümanlar, %60 ı hristiyan olan bir dünyada hak din olduğunuzu istatistiksel olarak nasıl kabul ediyorsunuz.
Neyse bu konulara fazla girip birilerinin gırtlağına basmadan tebliğime başlayayım.

Öncelikle pastafaryanlık nedir, insanlar buna neden inanır gibi basit sorulara cevap verelim. Uçan spagetti canavarına inanırız, kendisini bizzat gören bobby henderson reisin fedaisi olarak aktarmak gerekirse, kendisi erişteler ve türlü çeşit makarnaların en kutsal(bizim jargonda buna eriştevi denir) hali bir araya gelerek zeki ve diğer tüm tanrılardan daha barışcıl ve mantıklı bir açıklama getirir. Allah gibi köleliği hoş görmez, Yehowa gibi cehennemlerde sonsuza dek yakmaz, sadist değildir yani. Bizi yaratmış ve kardeşçe yaşamamızı, eğlenmemizi, bol bol makarna yiyip birayla kutsanmamızı,ve kendisine saçma sapan eğilip kalkma hareketleri yapıp tapmak yerine arada onu düşünüp saygı ve hürmet içinde var olmamızı istemektedir. Daha da uzun yazılacak çok şey var ama korsanlar ve küresel ısınma arasındaki bağlantı gibi konuları daha müsait bir zamanımda anlatmak ve editlemek üzere burda bırakıyorum. Siz de bu şaheseri okuyun, okutun. Tanrı dediğiniz varlıkların zırnık kadarcık mantıklı olmadığını görün, kutsal kitap nasıl olurmuş görün. Üstelik bunu yazmak için cinler şeytanlar bir araya da gelmedi ki buna gerek de yok. Bobby reisin selamı ve USC nin eriştevi hürmetleriyle iyi günler diliyorum ve onun 8 yapmazsanız çok memnun olurum maddesiyle peygamberliğimi ilan ediyorum. (bu (aşağıdaki) kısım ekşi sözlükten alıntıdır ama bizim tarikattan olduğu için linksiz alıntı yapabiliyoruz sorun olmaz herhalde)

kutsal kitaba göre uçan spagetti canavarı, korsan kaptan mosey’ye on taş tablete yazdığı öğütlerini göndermiş, fakat tabletlerden ikisi dağdan indirilirken kırılarak geriye sekiz tanesi kalmıştır.

1. ilahi eriştevi şahsımdan bahsederken, “en dindar benim” diyen dangalak sahte sofular gibi davranmazsanız çok memnun olurum. bazı insanlar bana inanmıyorsa, sorun değil. cidden, o kadar da kibirli değilim ben. üstelik bu onlarla ilgili değil, konuyu değiştirmeyin.

2. varlığımı başkalarına zulmetmek, onları baskı altına almak, cezalandırmak, bağırsaklarını deşmek ve/veya, ne bileyim, onlara kötü davranmak için kullanmazsanız çok memnun olurum. kendinizi ya da başkalarını kurban etmenizi beklemiyorum, ayrıca saflık içme suyu için geçerli bir niteliktir, insanlar için değil.

3. insanları görünüşlerine veya kılık kıyafetlerine, konuşma biçimlerine ya da… neyse işte, neticede kardeş kardeş oynayın, tamam mı? ha, bir de şunu o kalın kafalarınıza sokun: kadın = insan. erkek = insan. aynı yani. biri öbüründen daha iyi değil, tabii mevzubahis moda olmadığı sürece – çünkü üzgünüm ama modayı kadınlara ve camgöbeğiyle fuşya arasındaki farkı bilen erkeklere vermiş bulunuyorum.

4. size ya da ruhen ve bedenen rüşte ermiş gönüllü partnerinize yakışıksız gelen davranışlarda bulunmazsanız çok memnun olurum. itirazı olanlara tabiri caizse “sittirin” diyeceğim, ki bunu yakışıksız bulmaları halinde televizyonu bir zahmet kapatıp değişiklik olsun diye yürüyüşe falan çıkabilirler mesela.

5. başkaları hakkında bağnaz, kadın düşmanı, nefret dolu fikirler besleyenlere aç karnına kafa tutmazsanız çok memnun olurum. önce yemek yiyin, pezevenklerin peşine sonra düşün.

6. ilahi eriştevi şahsım adına milyonlarca dolarlık kiliseler, tapınaklar, camiler, mabetler inşa etmezseniz çok memnun olurum. o parayı şu işlerden birine harcamanız çok daha iyi (istediğinizi seçin): a. yoksulluğa son vermek. b. hastalıkları tedavi etmek. c. barış içinde yaşamak, tutkuyla sevmek ve kablolu televizyonun ücretini azaltmak. kompleks karbonhidrattan oluşan âlimi mutlak bir varlık olabilirim, ama hayattaki basit şeylerden keyif alıyorum. bir bildiğim vardır herhalde. ben yaratıcıyım ne de olsa.

7. sağda solda insanlara sizinle konuştuğumu söylemezseniz çok memnun olurum. o kadar ilginç değilsiniz. aşın artık bunları. size diğer insanları sevmenizi söyledim, jeton düşmedi mi hâlâ?

8. şayet ziyadesiyle deri / kayganlaştırıcı / alengirli zımbırtının dahil olduğu taraklarda beziniz varsa, başkalarına size davranılmasını istediğiniz gibi davranmazsanız çok memnun olurum. ama şayet karşı tarafın da o taraklarda bezi varsa (bkz: madde 4), o zaman tadını çıkarın, resim çekin ve n’olursunuz prezervatif kullanın! filvaki, bu dediğim bir lastik parçasından ibaret. neticede o işi yaparken zevk almanızı önlemesini isteseydim alete diken falan eklerdim.
"Aptallığımla baş başaydım, neye inanacağımı bilmiyordum. Şimdi yolumu buldum, nereden geldiğimi biliyorum. Her şey ortada: Ben bir Pastafaryanım!

RAmen
Pastafaryanizim,makarnavi uzantilar.... Bu kutsal kitaba göre Bobby (peygamber) ve ona inanlarlarin çoğu öğrenci (çünkü makarnayı en çok onlar yiyor). Kitap mizah ile bize Tanrı tek ise kitapları yerine neden tek kitap yok,dinler neden var,niye ayrımlar,niye savaşlar,ölümler var.... diyerek eleştiri amaçlı yazılmış.. Hobi olarak bu dine geçen okurlar mevcut ve hatta Türkiye cemaati bile var (logolu) #fsm
Kitap içerisinde akılsız tasarım kısmında benzer düşüncelere sahip oldugum kısımlar var
Bu kitabı alan kişi zaten muhtevası hakkında fikir sahibidir. Parodi bir din oluşturarak tiye almak istediklerini anlıyorum ama sanki bilgisayar başında çalakalem yazılmış gibi hissettim. FSM artık sanal alemde gezinen çoğu kişinin karşısına çıkan bir figür, ve Kült bir metaforun daha allayıp pullanıp bir daha kaliteli bir mizah içermesini beklemiştim. Benim için bir hayal kırıklığı oldu
Büyük keyifle okudum, herkese öneriyorum! Bu kitabı okurken sıkılabilecek kimse yoktur herhalde. Kimileri kızacak, kimileri gülecek, kimileri de (olur ya) inanacak; ama sonuçta herkes ilgiyle okuyacaktır.

Pastafaryanizm adı İtalyanca "pasta" (makarna) ve Bob Marley'in kaynak doktrini olarak bilinen "Rastafaryanizm" sözcüklerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş. Bu dinin mensupları, başlarını makarna süzgeci ile kapatmanın gerekliliğine inanıyor. ABD'de resmen kabul görmeye başlamışlar bile!
Bizi otuz günlüğüne deneyin. Eğer bizden hoşlanmazsanız, eski dininiz sizi seve seve geri kabul edecektir.
RAmen.
Kasaba şerifi, Okul yönetim ku­rulu üyesi, Kaygılı Vatandaş Ferris P. Longshanks’ten bir not.

Yurttaşlarım, dürüstçe söylemek gerekirse, bütün bu gürültü patırtının sebebini anlamakta zorlanıyorum.
Akıllı Tasarım’ın, Evrim veya başka bir yarım yamalak teoriden daha geçerli olduğunu söylemiyoruz — istediğimiz tek şey insanlara seçenekler sunmak.

Amerikalı olmak bu demek
değil midir zaten?

Cumhuriyetçi veya Demokrat
McDonald’s veya Burger King
Target veya WalMart
Coca Cola veya Pepsi

Ve dikkate alınması gereken başka bir tanesi...
Hıristiyan sporcular oyundan sonra sahanın veya kortun, artık hangi oyunsa, ortasında dua ederken ve tuşelerden, gollerden ve basketlerden sonra göğüslerini yumruklayıp gökyüzünü işaret ederken görülebilirler. Bu münasebetsiz kendini beğenmişlik oldukça rahatsız edici, çünkü Tanrı büyük olasılıkla spor müsabakalarını seyretmiyor bile. Röportajlarda Tanrıya şükranlarını sunarken, O’nun bunu gerçekten kaale aldığına inanıyorlarsa, göründüklerinden de aptallar demektir.
En nihayetinde dinlerin “dogma”ya bel bağlamaya mehilli olduklarını görüyoruz, bu da herhangi bir şüphenin ötesinde, tamamen haklı olduklarını düşündükleri anlamına geliyor. En dini bütün Pastafaryan bile bu fikir karşısında başını kaşıyıp sinirle gözlerini kırpıştıracaktır. Dogma, bir şeye mutlak bir şekilde inanmayı gerektirir, ve herhangi bir şeye mutlak bir şekilde inanabilmek için insanın her şeyi biliyor olması gerekir.Bizim daha farklı bir yaklaşımımız var: FSM inananları dogmayı reddeder. Bu haklı olduğumuza inanmadığımız anlamına gelmiyor. Açıkça ortada ki inanıyoruz. Biz sadece yeni kanıtların ortaya çıkması veya eski kanıtların daha yüce bir şekilde anlaşılması durumunda inançlarınızı değiştirme hakkımızı saklı tutuyoruz. Dogma karşıtlığımız o kadar güçlü ki, Uçan Spagetti Canavarı diye bir şeyin var olmadığı ihtimalini bile açık tutuyoruz. Yani bir anlamda aşırı derecede açık fikirli olduğumuzu söyleyebilirsiniz -bir gün fikrimizi değiştirebiliriz. Tek istediğimiz O’nun var olmadığına dair kanıt.
Evcil lahana, brokoli, karalahana, karnabahar ve brüksel lahanasının gerçekten ortak bir yaban lahanasından türediğine inanacak olsaydık, seçilimin, doğal olsun, yapay olsun fark etmez, birkaç bin yılda bundan daha iyi bir iş çıkarması gerekmez miydi? Cevap, ağzına zorla brüksel lahanası tıkıştırılmış çocukların ekşimiş yüzlerinde gizlidir. İşte Evrim’e bir darbe daha.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uçan Spagetti Canavarının Kutsal Kitabı
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055532093
Orijinal adı:
The Gospel of the Flying Spaghetti Monster
Çeviri:
Uğraş Turan Önder, Umut Ulus
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altıkırkbeş Basın Yayın
Pastafaryanların ve doğal olarak pastafaryanizmin kutsal kitabı en nihayet ülkemiz topraklarına da nüzul oldu. Son Peygamber (şimdilik) Henderson, Tanrımızın (uçan spagetti canavarı) sözünün Türkiye topraklarında Türkçe yayımlanmasının, cennette: striptizci kızlar ve bol köpüklü taze bira ile ödüllendireceğini tahmin ettiğini açıkladı.
-Ramen-

Hakkımızda daha çok şey okudukça, Uçan Spagetti Canavarı'nın gerçek yaratıcı olduğuna ve FSMizmin belki de gelmiş geçmiş en iyi din olduğuna daha çok ikna olacaksınız.

Devam edin. Bizi otuz günlüğüne deneyin. Eğer bizden hoşlanmazsanız, eski dininiz sizi seve seve geri kabul edecektir. Jain'ler hariç tabii, onların duyguları çok kolay incinir.
-Ramen- 

Kitabı okuyanlar 63 okur

  • Nilüfer Polat
  • irem ulaş
  • Serseri Gezegen
  • Sun Seth
  • kairoskuro
  • Özgür
  • Lililer
  • Ibrahim Afacan
  • şafak kökkılıç
  • Ş. Serda KAYMAN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%25.9
25-34 Yaş
%40.7
35-44 Yaş
%18.5
45-54 Yaş
%3.7
55-64 Yaş
%3.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49.1
Erkek
%50.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.3 (11)
9
%10.7 (3)
8
%14.3 (4)
7
%14.3 (4)
6
%0
5
%7.1 (2)
4
%3.6 (1)
3
%10.7 (3)
2
%0
1
%0