Varolmanın temel sorunu, yaşamın anlamını kavrayarak yaşamakta. Örneğin atomun bölünmesiyle yeni bir enerji kaynağı buluyoruz ve bu enerjiden nasıl yararlanıyoruz?.. Atom bombası yapıyoruz, intihar silahı. Söylemek istediğim, buluşları olumlu yönde kullanma yeteneğinden yoksunuz. Bunun da nedeni, insanın niçin yaşadığını bilmemesi.
Bak yine yağmur yağıyor
Damla damla gözyaşlarında
O sokak lambası olmasaydı
Boğulurdu umutlar kör karanlıkta
Dipsiz bir kuyu düşün sevgilim
Düşlerimi çektiğiniz derince bir kuyu
Ölmek nedirki yalnız kalmaktan başka
Karanlıktan ışığa çıktığımız zamandır ölüm
Bir düşüncedir kök salmış usuma
Ararım ölü kokan gözlerimle başını
Fahişeliğinde bir onuru vardır derler
Lakin ölüler sevişemezki
Zaman bana pusu kurdu ansızın
Tutsaklığına gebe kaldım aç meydanlarda
Giderken ölülerin türküsünü dinledim darağacında
Hep bir ağızdan haykırıyorlardı
Hepsi yorulmuştu ölmekten
Dinlenmek için ölümü bekliyorlardı
De gülüm!
De ki: Ela bir günde geleceğim.
İstanbul darmadağın olacak, saçlarım darmadağın.
Hepsi darmadağın!
Üzülme gülüm!
Toparlanacağız birlikte,
ayağa da kalkacağız,
yürüyeceğiz de gülüm,
hem de çelikten toprağını dele dele hayatın!
De gülüm!
De ki: Bitmiştir umut,
bitmiştir sevgi,
bitmiştir güven!
Güven bana gülüm!
Sana bitmemişliği öğretecek,
tattıracaktır hasretten
— hakikaten —
ten değiştiren yüzüm!
Göreceksin gülüm!
Bekle!
Hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere,
hainlere, ezilmelere alışacak...