batur

batur
@Baturberg
Doğa bilimleri, felsefe, hukuk.
7 kütüphaneci puanı
90 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
Bilimsel bilgideki boşlukları günün birinde doldurabilecek makul yollar bulabilirsek Tanrı'nın varlığına yönelik bilimsel argümanlar çökecektir. O zaman insanlar için halihazırda gözlemlenebilir olan fenomenleri betimlemek amacıyla kurduğumuz modellerin Tanrı'yı içermesi gerekmediği sonucuna varabiliriz. Elbette bu durum şimdiki insan gözlem alanının dışında kalan fenomenlerin açıklanması için gerekli olabilecek bir tanrının var olma olasılığını açık bırakacaktır. Bu tanrı gelecekteki bir uzay seferinde veya devasa bir parçacık hızlandırıcı deneyinde ortaya çıkabilir. Ancak bu tanrı insan yaşamında önemli rol oynayan bir tanrı olmayacaktır. O Tanrı olmayacaktır.
1000k
batur
Bilimin geçici olarak bıraktığı boşlukların içini Tanrı ile doldurma devri bitiyor mu yoksa
Reklam
Metafizik dünya. Metafizik bir dünya olabilir; bunun olasılığı kolayca yadsınamaz. Her şeyi insan kafamızla görürüz ve bundan kurtulamayız; oysa onu kesip atabilseydik dünyada geride ne kalacağı hala bilinemezdi. Bu saf bir bilim problemidir ve insanın bunu sorun yapması için uygun değildir. Ama metafizik varsayımları üreten ve onları insan için değerli, ürkütücü, hoş kılan her şey tutku, hata ve kendini kandırmacadır. Bilginin en kötü yöntemleri, en iyileri değil, bize onlara inanmayı öğretir. Bu yöntemler var olan dinler ve metafizik sistemlerin temelleri olarak açıklanınca, insan onları reddeder. Diğer olasılık hala vardır, mutluluğumuz, kurtuluşumuz ve yaşamımız böyle geniş olasılıklar ağına bağlı olmasını bir yana bırakın, hatta onunla bir şey yapmaya bile başlayamayız. Çünkü metafizik dünya için başkalığı, bizim ulaşamayacağımız ve anlayamayacağımız başkalığı dışında bir şey söyleyemeyiz. Bu dünya olumsuz niteliklere sahip olacaktır. Böyle bir dünyanın varlığı ne kadar iyi bir biçimde kanıtlansa da aslında bu konu hakkındaki bilgimiz tüm bilgilerin en tutarsız olanıdır. Bir fırtınayla karşılaşan bir denizcinin, suyun kimyasını bilmesi onun için ne kadar alakasızsa, o kadar alakasızdır.
1000k
batur
Metafizik bir dünya varsa o dünyayı etkileşimde bulunduğumuz ve gördüğümüz nesnel dünya kafasıyla yorumlamak tutarsız, saçma olacaktır.
Tutarsızlıklar din alanında da sürüp gitmektedir. Şöyle ki. bütün dinler sözleşmiş gibi, insanoğluna yardım ve kurtuluş vaat ederler, tikel tanrılar da aynı şeyler için söz verirler. Ama niçin verdikleri sözü tutmazlar; niçin son derece modern silâhlarını ilke! insanlara karşı kullanırlar; niçin onları yok etmeyi tasarlarlar? Binlerce yıldır kurulmasına çalışılan inançlar dünyasının artık yıkılacağı düşüncesine alışalım. Birkaç yıllık dikkatli araştırma, hepimizi rahatlatan zihin kurumlarım yede bir etmeye yetiyor; gizli toplumların kitaplıklarında saklı duran bilgiler birer birer gün ışığına çıkıyor; uzay çağı gizlilikler çağı olma niteliğini yitiriyor ve yıldızları hedef alan uzay yolculukları, geçmişle aramızda kalan uçurumları kapatmaya başlıyor. Tanrılar, rahipler, krallar, kahramanlar bu uçurumun karanlıklarından çıkıyorlar. Geçmişimizi gerçekten eksiksiz öğrenmek istiyorsak, onları gizledikleri sırları açıklamaya zorlamalıyız.
Bilim ve Din
Can Usta isimli okura yanıt verildi
batur
kesinlikle

batur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
6 günde okudu
·
2023 40. kitabı
Scott Adams
8.6/10 · 292 okunma
lirikal karikaturist isimli okura yanıt verildi
batur
tavsiye edilir
Farklı pencerelerden bakmayı deneyimleyebiliriz.
Neden insanların farklı dinleri var? diye sordum. "Sonuçta en iyisi kazanırdı ve hepimiz de aynı şeye inanırdık gibi geliyor." İhtiyar durdu ve sallandı. İki elini de kırmızı ekoseli battaniyesinin içine soktu. Bir kilise penceresinin dışına konan bir grup meraklı arı hayal et. Her bir arı içeriye değişik renkli bir camdan bakar. Bir arıya göre, kilisenin içi tamamen kırmızıdır. Diğerine göre tamamen sarı. Bu böyle devam eder. Arılar kilisenin içini direkt olarak deneyimleyemezler; sadece görebilirler. İçeriye asla dokunamaz veya onu koklayamaz veya hiçbir şekilde onunla iletişime geçemezler. Arılar konuşabilselerdi, içerinin rengiyle ilgili olarak tartışabilirlerdi. Her arı, diğer arıların renkli camın farklı parçalarından baktıklarını anlayamadan, kendi yorumuna bağlı kalırdı. Hiçbiri kilisenin amacını veya oraya nasıl geldiğini veya onunla ilgili herhangi bir şeyi anlamazdı. Bir arının beyni, bu gibi şeyleri anlamaya muktedir değildir. Fakat bunlar meraklı arılar. Bir şeyi anlamayınca huzursuz ve mutsuz olurlar. Uzun vadede arılar, kalıcı bir merak rahatsız bir zihin durumu ve illüzyon arasında bir seçim yapmak zorunda kalırlardı. Arılar böyle seçimlerden hoşlanmazlar. Kilisenin içinin gerçek rengini ve amacını bilmeyi tercih ederlerdi fakat arıların beyinleri bu seviyedeki bir kavrayış için tasarlanmadı. Huzursuzluk ile kendini kandırmak arasından, mümkün olanı seçmeleri gerekir. Huzursuzluğu seçen arılar, ilişki kurulmaktan hoşlanılmayan bireyler olacak ve toplum tarafından dışlanacaklar. Kendilerini kandırmayı seçen arılar, kilisenin içinin kırmızı veya sarı olduğuna dair görüşlerini pekiştirmek için bir araya gelecekler. -Yani, sersem arılar gibi olduğumuzu mu söylüyorsunuz? dedim, havayı hafifletmeye çalışarak. -Daha kötüsü. Merak ediyoruz.
Felsefe
batur
ömer hayyamın teolojik görüşüne çok benziyor
Reklam