Ege

Evimizden Uzaklarda
Puan vermedi·88 syf.··
2023 6. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2023 07:41
Patanjali'yi tanımadan önce kendimi evimde sanırdım. Bir cümle insanın hayatına dokunabilir fakat en keskin cümleler henüz kurulmamış olanlarda saklıdır. Kimileri kilometlerce koşar fakat kimileri de kilometlerce düşünür. İşte ben de onlardan biriyim. Belki de Atlas Okyanusu'nu üç defa geçecek kadar düşündüm. Bir sonuca ulaşamasa da insan bir amaç uğruna yürümek belki de manasız bir yaşam için belli bir amacı gerçekleştiremese de varlık duygusuyla oyalanabilir. Tüm evreni ve yaşamı insanların kurgusal düşüncelerinden ibaret olduğunu kabul etmek çoğu zaman aklımıza dahi gelmezken, yaşamın temelinin bu olgudan oluştuğu gerçeği gün yüzü gibi durmaktadır. İnsan kesinliği olan yargılardan ve düşüncelerden belli bir süreden sonra kaçmayı düşünür. Bir farklılık veya bir alternatif arama güdüsü sürekli kendisini kamçılar. Hep duyduğumuz sözlerden biriside şu değil midir; Bu düzende yaşamak istemiyorum, bu kurallar ben doğmadan önce koyulmuş, hayat acımasız vb. Bunun kaynağı tam da bahsettiğim noktadan gelir. İnsan ne doğasına göre ne de güdüsüne göre yaşar. İnsan o doğmadan önce oluşturulmuş kalıplar, düzenler, toplumsal yargılar çerçevesinde şekillenir ve o kalıp içerisinde yaşamına devam eder. İşte o yüzdendir insanın içerisinde, yaşamı boyunca bir eksiklik hissetmesi. Farkında olsun veya olmasın, kendi öz benliği sürekli bir yanardağ gibi çıkmaya çalışır. Fakat toplumsal kurallar sürekli bunu bastırır. Maalesef tüm yaşamı boyunca eksiklikten kaynaklanan ve tarifi olmayan boşluk, içinde yaşamaya devam eder. İlk defa bir eser düşüncelerimi ve fikirlerimi bana bu kadar yakından anlattı. Hepimiz kendimizi eşsiz bir özgünlüğün içerisinde sanırız. Bu bir sanrıdan ziyade toplumca daha biz doğmadan önce kabul edilmiş bir gerçektir. Aynaya baktığımızda biz haricinde kim
Edebiyat
Patanjali - Ne Olduğunu Anlamak İstiyorsan Ne Olmadığına BakSerra Sagra · Destek Yayınları · 2022991 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Amin Maalouf
Gecenin en güzel saatlerinde eşsiz bir eser…
Bir insanın hayatının doğumuyla başladığına emin misiniz?
Büyük Ustalık
10/10
·382 syf.··
2023 7. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2023 19:15
Doğru işlemeyen akıl keskinmiş neye yarar? Saatin iyiliği koşmasında değil, doğru gitmesindedir. Vouvenargues Bir saatini bile boşa harcamaya cesaret eden insan, yaşamın değerini henüz keşfedememiş demektir. Charles Darwin Ne büyük erdemdir topluma kulak vermek onu kalben hissetmek ve ne büyük bir yüceliktir bunu kendine dert edinmek. Halbuki ne zor iştir acıları duyabilmek, yanlışları görebilmek. En hassas teraziden bir kalp en berrak sudan bir gönül ister bu iş. Peki ya yazabilmek, bunu haykırırcasına anlatabilmek? İşte bu en zor ustalıktır... O halde gelin, hep birlikte bu ustalığı inceleyelim. Yazarımız, eserine alegori tekniği ile nakış nakış mesajlar işlenmiş ve bunu büyük bir hassasiyet büyük bir ehemmiyet ile yapmıştır. Yaşadığı dönemin sorunlarını yarattığı karakterler üzerinden sembolize ederek birden fazla hadiseyi dile getirmiştir. Eserimiz ana temasında Doğu ve Batı sentezini, çatışmasını ele almıştır. Bunu yaparken eserin ana merkezine zaman kavramını yerleştirmiştir. Size bu hadiseyi üç anahtar üzerinde anlatacağım. Bu anahtarlar: Sağ anahtar, orta anahtar, sol anahtardır. Bu anlatımı karakterler üzerinden ifade etmenin en doğru yol olduğu kanısındayım. Hayri İrdal Cumhuriyet Dönemini simgeler iki kutbun sol anahtarıdır. Saatçi Nuri Efendi Osmanlı Dönemini simgeler bu karakterimiz bize derinlemesine bir hadiseyi anlatmaz fakat verilmek istenen mesaj da önemli bir anahtar görevi görür. Kısacası toplumda var olan iki kutbun sağ anahtarıdır. Halit Ayarcı ise toplumun geçiş renklerini simgeler. Cumhuriyet öncesi dindar ve gelenekçi bir yapıdan cumhuriyet sonrası akılcı fakat fırsatçı bir oluşumdan bahseder. Böylelikle karakterimiz iki kutbun orta anahtarıdır.
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,9bin okunma
Bazen düşünüyorum, ne garip mahluklarız? Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?