Eserin ilk bölümünde bizlere seri üretimde, üretilen insan fabrikasından bahsedilmektedir.
Bu fabrikada kusurları en aza indirilmiş ve güçlendirilmiş insanlar üretilmektedir. Üreme ise tamamen bir fabrikasyon işlemidir. Tıpkı şu alıntıda geçtiği gibi:
''Embriyolara ne veriyorsunuz? diye sordu. Her zamanki tifo ve uyku hastalığı aşılarım''
Kapitalizm insan tarafından seri üretilen materyallerken, kitabın bu bölümünde, kapitalizm materyalden bizzat çıkarak insanı ele geçirerek son evrimini tamamlamasını görmekteyiz.
Bahsedilen bu fabrika, Yuval Noah Harari’nin ''Homo Deus'' eserinde ‘ki Tanrı insan kavramının hayat bulmuş halidir.
Fabrika‘da seri üretim olarak yapay bir şekilde meslek dallarına göre ve kusursuz bir şekilde üretilen insanlardan bahsedilmektedir.
‘’10. rafta gelecek neslin kimya işçileri; kurşun, yanmış kireç, katran ve klora dayanıklılık konusunda eğitiliyordu.’’
Bu fabrika sistemi Yuval Harari’nin ileride ön gördüğü Tanrı İnsan yani ilerleyen teknoloji ve değişen yaşam koşulları çerçevesinde kusursuzlaşan insan teorisinin bir örneği niteliğindedir. Bu bahsettiğim konuyu Homo Deus eserinden destekleyecek 2 alıntı vermenin yerinde olacağını düşünmekteyim.
''İnsanları tanrı mertebesine yükseltmek muhtemelen üç şekilde ilerleyebilir: Biyoloji mühendisliği, siborg mühendisliği ve organik olmayan varlıkların mühendisliği.''
''İnsanlar sağlık, mutluluk ve gücün peşinde bir özelliklerini değiştirecekler, ta ki artık insan olmadıkları güne dek.''
Eserin İkinci bölümünde ise, fabrikasyon sürecinin sonunda tamamlanan bebek oluşumlarının zihinsel eğitim süreci gelmektedir.
Buradaki amaç bebekleri, fabrikanın kendi istedikleri yönelim ve tercihlere göre şartlandırmaktır. Bu işi yapabilmek için ise, Pavlov'un ‘’Klasik
Neandertaller veya Denisovaların Homo Sapiens ile birlikte hayatta kaldığını hayal edin. Pek çok farklı insan türünün yan yana hayatta kaldığı bir dünyada nasıl kültürler, toplumlar ve politik yapılar ortaya çıkardı? Örneğin dini inançlar nasıl gelişirdi? Dini kitaplar Adem ile Havva'nın Neandertallerin atası olduğunu mu söylerdi? Ya da İsa Denisovaların günahları için mi ölürdü? Ya da Kur'an cennette türü ne olursa olsun tüm insanlar için mi yer ayırırdı?
Yuval Noah Harari’nin okuduğum 3. kitabı olan “21. Yüzyıl İçin 21 Ders” kitabını okurken tıpkı diğer kitapları gibi bir zihin yolcuğuna daldım. Her bölümünde oldukça not tutup araştırmalar yaptım.
Harari geçmiş ile gelecek arasında köprü kurmaya çalışan bu köprüyü kurarken temel dayanaklarını güçlü kaynaklardan alan ve dünyamızı iyi analiz edip yorumlayan nadir tarihçilerden birisidir.
-İlk kitabı olan Sapiens’ de insan doğada önemsiz bir canlıyken daha sonra nasıl oldu da dünyayı kontrol altına alabildiğini ve diğer hayvanlara bu farkı nasıl atabildiğini hatta Hararinin tabiri ile nasıl dünyanın efendisi haline geldiğini anlatmıştı.
Detay için incelememe göz atabilirsiniz >>> #117186492
-İkinci kitabı olan Home Deus’ da ise basit bir havyan olan insanın bugünkü evrimine geldikten sonra geleceğin nereye kadar gelişeceğini anlatmıştı. Hatta insanlığın gelecekte Tanrılaşacağını da iddia etmişti. Homo Deus eseri Sapiens eserinin devam kitabıydı.
Detay için incelememe göz atabilirsiniz >>> #133048868
-Üçüncü eseri olan “21. Yüzyıl İçin 21 Ders” eserine gelecek olursak, Harari artık geçmiş ve gelecekten sıyrılarak günümüzü ve güncel konuları mercek altına almaya çalışmıştır. Normal şartlarda kendi fikrimce Sapiens ve Homo Deus’un ortasında yer alması gereken kitap niteliği taşımaktadır.
Harari, bu eserinin konusunu okuyuculardan, gazetecilerden, meslektaşlarından gelen sorulara cevaben yazdığını söylüyor. Kısacası bir derleme eser de diyebiliriz. Homo Deus eserinde de sıkça geçirdiği ‘’algoritma’’ kavramını bu eserinde de geçiriyor ve bu kavramın hayatımızın merkezi noktasına yaklaştığını iddia etmektedir.
Bu sebeple Algoritma konusundan da kısaca bahsetmek gerekiyor.
Harari, gelecekte yaşamamızı tamamen içine alacak olan algoritmanın (Yapay Zekâ) insanlığın