Bir insanın sadece kitap okuması değil önemli olan. Bir insanın bir kitapla anısı olması da çok güzel bir deneyimdir bana kalırsa. Şu zamana kadar incelemesini yazığım birkaç kitapta anılarımdan bahsetmiştim. Şimdi yazarken fark ediyorum da, kitaplar gerçekten benim en yakın dostum. Onlarla bir anımın olması bile çok mucizevi bir etmen. Somut bir cisme kendimizce anlamlar yüklemek her insanın yaptığı şey. Kimisi paraya, kimisi kitaba değer verir mesela.
Bu kitabı bana babam Lise'nin ilk haftasında almıştı. Çünkü, Fizik Öğretmenimden bahsetmiştim ona. İnanılmaz bir adamdı. Öğrenciyi birey olarak gördüğü için her konuyu konuşurdu. Benim için önemli bir yeri vardır kendisinin. (10. Sınıfta Öğretmenler Günü'nü kutlayamadığım için bana bir yıl trip atmışlığı vardır.)
Ve ben bu cuma mezun oluyorum. Son kez öğrencisi olarak, cuma günü beni ebediyen değiştiren o binaya bir elimde karne, diğer elimde de diplomayla veda edeceğim. Yani okuldaki son haftamı bu kitaba inceleme yazarak bir ironi yapmak istiyorum.
Dediğim gibi, bu kitabı babam bana öğretmenimi daha iyi anlayabilmem için almıştı. Kitap zaten ince, çabuk bitti.
Hayatımda okuduğum en iyi kitaplardan. Şaka yapmıyorum, ''eğitim'' ve ''eğitmen'' kelimelerindeki önyargımı kırdı bu kitap. Bence bir kitabı sonsuz kılan etmenlerden bir tanesi de bu. Önyargıyı duvar gibi yıkmak kolay mıdır? Ama bu kitap bir şekilde kırdı işte.
Ben Lise'ye kadar öğretmenlerden nefret eden bir öğrenciydim. Çünkü, ayrımcılığın ve şiddetin yüksek dozda olduğu bir okulda sekiz yılım geçti. Lise dört yıl ama hayatımın en güzel dört yılıydı. Üniversite nasıl olur bilemem.
Fark ettiniz mi bilmiyorum ama eğitmen ve öğretmen kelimelerini kullandım. Bana kalırsa öğretmen bir meslek çeşidi. Sonuçta bunu söyleyen hocalarımız yok mudur: ''Ben dersimi