Ertuğrul Özkan

Ertuğrul Özkan
@Baydipnot
matematik mühendisliği öğrencisi
Yıldız Teknik Üniversitesi
istanbul
52 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
7/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
26 yılımı boş geçirmiş olarak hissetmeme sebep oldu. Hayatın – İlber hocanın tabiriyle- ilk evresi olan 12- 25 arsında yapılmalı gerek dediği çoğu şeyi yapmamışım. Bir kere hala işimi elime alamamış bir öğrenciyim. Sonra çok az okumuşum. Dünya görüşüme katkısı olacak seyahatlere çıkmamışım yeterince gezmemişim. Bırakın yurt dışını 81 ilin sadece 11'e gittim bunları da hocanın anlattığı şekilde gezdiğim asla söylenemez. Dil mevzusu da başka dert. Daha çok okumak için kamçıladı beni o başka tabi. Kitapta herkesin alacağı çok şey var ama daha ziyade sosyal bölümlerde okuyan öğrencilerine yönelik tavsiyeler var. Gezilecek yerler okunacak kitaplar hep tarih ile alakalı. Tek almamız gereken boş durmayacaksın alanın ne ise araştıracaksın ve yakın olacağın insanlarda seçici olacaksın sana bir şeyler katacak o insanlar.
Eğitim
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,2bin okunma
Reklam
İdeallerini, sana kılavuzluk ettiğini göreceğin başlıca hazzı bulacağın bir zirveye doğru sabırla, yukarıya ve daha da yukarıya taşı ki, böylece, bu seni memnun ederken, komşularına ve topluma da faydalar sunduğundan emin ol.
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2019 7. kitabı
Yıllar önce kendime sorduğum soruların irdelendiği bir kitabı okumak bakışımı genişletmek açısından çok iyi oldu. Ücret talep etmeden ders anlattığım öğrencilerin vefasızlık ettiklerini görünce içimde bir burukluk oluşur sonra da ; onlar için yaptıklarımdan sonra tutumlarına bak deyip onlara içten içe kızardım. Bir gün şöyle bir düşünce geldi aklıma, aslında her şeyi kendim için yapıyorum kendimce sevap kazanmak için .Böyle bir inanca sahip olmasam yine de yapar mıyım? Hayır. Sevap kazanma maddi karşılığı olan bir şey olmasa da içimdeki efendiyi tatmin etmenin yoluydu. Tabi ben kitabı okuyana kadar içimdeki efendi diye tanımlamış değildim o hissi. Her eylem içimizdeki - Sadece eğitimle şekillenebilen - efendiyi mutlu etmek için.
Felsefe
İnsan Nedir?Mark Twain · Dedalus Kitap · 202319bin okunma
İdeallerini, sana kılavuzluk ettiğini göreceğin başlıca hazzı bulacağın bir zirveye doğru sabırla, yukarıya ve daha da yukarıya taşı ki, böylece, bu seni memnun ederken, komşularına ve topluma da faydalar sunduğundan emin ol.
Edebiyat
Benim çocukluğumun belli başlı imtiyazı hürriyetti. Bu kelimeyi bugün sadece siyasi manasında kullanıyoruz. Ne yazık! Onu politikaya mahsus bir şey addedenler korkarım ki hiçbir zaman manasını anlamayacaklardır. Politikadaki hürriyet, bir yığın hürriyetsizliğin anahtarı veya ardına kadar açık duran kapısıdır. Meğer ki dünyanın en kıt nimeti olsun; ve tek insan onunla şöyle iyice karnını doyurmak istedi mi etrafındakiler mutlak surette aç kalsınlar. Ben bu kadar kendi zıddı ile beraber gelen ve zıtlarının altında kaybolan nesne görmedim. Kısa ömrümde yedi sekiz defa memleketimize geldiğini işittim. Evet, bir kere bile kimse bana gittiğini söylemediği halde, yedi sekiz defa geldi; ve o geldi diye biz sevincimizden, davul, zurna, sokaklara fırladık. Nereden gelir? Nasıl birdenbire gider? Veren mi tekrar elimizden alır? Yoksa biz mi birdenbire bıkar, “Buyurunuz efendim, bendeniz, artık hevesimi aldım. Sizin olsun, belki bir işinize yarar!” diye hediye mi ederiz? Yoksa masallarda, duvar diplerinde birdenbire parlayan, fakat yanına yaklaşıp avuçlayınca gene birdenbire kömür veya toprak yığını haline giren o büyülü hazinelere mi benzer? Bir türlü anlayamadım. Nihayet şu kanaate vardım ki, ona hiç kimsenin ihtiyacı yoktur. Hürriyet aşkı, –haydi Halit Ayarcı’nın sevdiği kelime ile söyleyeyim, nasıl olsa beni artık ayıplayamaz, kendine ait bir lügati kullandığım için benimle alay edemez!– bir nevi snobizmden başka bir şey değildir. Hakikaten muhtaç olsaydık, hakikaten sevseydik, o sık sık gelişlerinden birinde adam akıllı yakalar, bir daha gözümüzün önünden, dizimizin dibinden ayırmazdık. Ne gezer? Daha geldiğinin ertesi günü ortada yoktur. Ve işin garibi biz de yokluğuna pek çabuk alışıyoruz. Kıraat kitaplarında birkaç manzume, resmî nutuklarda adının anılması kâfi
Edebiyat
Reklam