Bayram Tosun

Bayram Tosun
Necmi fırçayı boya kutusuna vurup gürültü yapmağa başladı. Kalabalıktan biri duyar da pabuçlarını boyatır, belki diye. Bu akşam rakı param çıkmayacak. Gözleri, karsı kaldırımda dikilen Olcay'a takıldı. Kız güzel, güzel ya neşesiz. Su kibar kızların çoğunda ölü kaldırıcı suratı var nedense. Birlikte büyüdüğü, oynaştığı çingene kızlarının hepsi neşeliydi. Gülmeyeni, küfür etmeyeni, düğünlerde, sünnetlerde oynayıp türkü söylemeyeni yoktu. Bu Türk kızları böyle, kefe gibi ağır olurlar. Bunlarda böylesi makbul. Al bunları, boynuna bağlayıp denize atla. Öbür dünyaya asık suratla gitmek için bundan iyisi olmaz. Ulan güzel kızsın, gülücen de pulların mı dökülecek?
Sayfa 245 - Çingene Necmi·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
«Yok öğrendim. Karanlığı öğrendim anne. Alacakaranlığı. Tam karanlık olmasa da, alacakaranlık çok kötü bir şey. İnsan oraya buraya çarpıyor. Şimdi karanlığı öğreniyorum, zifiri karanlığı... Bu gece biri bana, tam karanlığı bilmeyenler, dünyayı aydınlatacak bir ışığın da ne olduğunu bilmezler, bunu aramazlar,» dedi.
Sayfa 192 - Doğan·Kitabı okudu
İnsan
Anam kaçınca, babamla karşılıklı oturup ağlardık. Öyle güzel ağlardı ki babam. O zaman anama kızar söverdim. Babam kızardı, anana sövme, derdi, kadın çok çekti, kusuru yok. Kim kabahatli peki, derdim. Babam, yumruğunu sıkar, susardı. Bana verecek cevabı yoktu...
Sayfa 181 - Ali·Kitabı okudu
İnsan
«İstersen bize gidelim gözüm. Anam yatmaz, bekler beni. Bize bir güzel çay demler?» Doğan sevindi.... «Anan rahatsız olmasın?» «Olmaz. Oğlu eve dönen ana rahatsız mı olurmuş?»
Sayfa 175 - Ali·Kitabı okudu
İnsan
«Kitap gibi konuşuyorsun demekle ne demek istiyorsun?» «Söylediğimi. Kitap olmaya çalışıyorsun karşımda, konuşarak kitap yaratmağa kalkıyorsun. Oysa kitapların üstüne cümleler kurmakla yeni kitaplar yazılmaz.»
Sayfa 148 - Ali·Kitabı okudu
Edebiyat