Behlül Kendirli

İnsan kendi benliğini, kendi kişiliğini daha önce hiç, dünyevi yaşamın giderek monotonlaştığı bu yüzyılda olduğu kadar merak etmemiştir. Keza teknoloji çağı kendi insanını gittikçe tek tipleştirirken, Özgün kişiliğini de elinden alarak renksiz bir tür haline getiriyor. Aynı gelir Sınıflarna taksim edilen, tek tip konutlarda yaşayan, tek tip giysiler giyen, aynı makinelerde aynı iş saatlerinde çalışan ve sonrasında tek tip eğlence şekillerine sığınan, aynı radyonun başına geçen, aynı plağı dinleyen ve aynı sporla uğraşan herkes; dehşet verici bir biçimde birbirine benzemeye başlıyor. Şehirlerin tek tip hale gelmiş sokakları albenilerini git gide kaybederken uluslar, halklar homojenleşiyor. Ortaya çıkan bütün farklılıklar rasyonalizasyonun dehşet verici eritme potasında kaynaşıp yok oluyor. Dış görünüşümüz baştan aşağı aynı tipe çevrildikçe ve insanlar, kendilerini duzineler halinde, üstelik de seri biçimde kitle fizyonomisinde örgütledikçe; varlık şekilleri giderek genişleyen bir kişiliksizlestirme sürecinin tam ortasında buluyorlar kendilerini.
Sayfa 173
Reklam
Her kim, kendi içindeki insanı anlamayı öğrenirse, başkalarının içindeki insanı da anlamaya başlar
Sayfa 172
İnsanları en zayıf tarafları, sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir. Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır.
Hatırlamak gördüğünü bilmektir. Bilmek, gördüğünü hatırlamaktır. Görmek, hatırlamadan bilmektir.
Sayfa 85
Çünkü siz çocuksunuz ve bu durumu anlayabilirsiniz
Sayfa 256
Reklam