Karinca baskaldiran bir yaratiktir, fillere öykünmeleri onlarin tüm özelliklerini yitirdiklerini
gösterir. Bitmisliklerini, yüreklerinin tükenmisligini,
iglerinin gürümüglügünü... Ben onlarin bu duruma
gelmelerinden gok kivançli, mutluyum. Her seye
karsin, sana bile kargi gelerek kendilerini fil saymalari, artik onlarin kiyamete kadar, bir daha karincaliklarin animsayamayacaklarini, kiyamete
kadar da senin kullugunu sürdürecek- lerini
kanitlar. Bizim de butun istedigimiz bu degil miydi? Onlara filceyi bunun için ogretmedik mi?
Onlara bunun igin ken- dilerini, özlerini, karincaliklarin unutsunlar diye, daglara, agaglara,
yollara bellere bunun için borazanlar koymadik mi? Insanlardan televizyonu, radyoyu, gazeteyi, romani, sinemayi bunun igin almadik mi? Onlari, karinca olduklari eski günleri akillarina hig gelmesin diye, onlari toptan agir islere kogmadik mi? Iste karincalar bizim istedigimizden de abuk,
üstelik de fil oldular."