"Din, evrimleşmiş sezgilerimizle uyumludur, halbuki bilim, alışık olduğumuz düşünce biçimlerini askıya almamızı hatta onlara karşı çıkmamızı gerektirir." Pascal Boyner (2010), s. 85.
Eğer üniversite kurumu bilumum norm, değer, davranış biçimi ve yükümlülüklerin üyelerinin (akedemik-personel-öğrenci) algılamalarında veya resmi metinlerde vücut bulmasından (biçim almasından) ibaretse, sıradan bir "Hocam" ifadesi bütün bu oluşumu yeniden üretmeye muktedir bir kelimedir. Şöyle ki öğrencinin "hocam" kelimesiyle "hocasının" kendisi üzerindeki otoritesini tanıması esasında bütün üniversite kurumunun iktidarını yeniden tanıması ve/veya üretmesidir. Zira Hocanın "Hoca" titrinin beslendiği iktidar/meşrutiyet o an o titri veren kurumun, eğitim sisteminin, iktidarıdır/meşruiyetidir. Dolayısıyla "Hocanın" "hocalığının" "hocam" kelimesiyle tanınması ve yeniden üretilmesiyle sonuçlanır.
Ve onlar savaşa gittiler
Cephaneleri yoktu
Ve bazı iyi kişiler
Onlara cephane buldular.
"Savaş olmaz kurşunsuz,
Sana kurşun gerek çocuğum!"
"Siz bizim yerimize savaşa gidiyorsunuz
Biz sizlere kurşun üretiyoruz."
Ve bir yığın silah yaptılar.
Sonra bir savaş daha gerekti
İyi insanlar hemen savaşı buldular.
"Cepheye, cepheye çocuklar!
Vatan elden gidiyor!
Cepheye gidin ananız, bacınız uğruna
Din ve kralımız adına!"
Ah keşke huysuz biri olabilsem, suçu havaya, üçüncü bir şahsa, başarısız bir girişime yükleyebilsem, o zaman keyifsizliğimin katlanılamaz sıkıntısı yarı yarıya azalırdı.
Sayfa 85 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 15. Basım, Şubat 2018