Kızıldereli bir aile geçimini balık tutarak saglıyor. Bir gün ilk ve tek çocuklarını akrep sokuyor. Bu yoksulluğun içinde açgözlü doktor çocuğa dahi bakmadan aileyi kovuyor.
Çocuklarının iyiliği için ince bulmaya çıkan aile denizde eşi benzeri olmayan bir inci buluyor. Kasaba da bu büyük olayı ve onun hakkında hayaller kurmaya başlıyor.
Hemen doktor geliyor, sonra inci satılırsa eline geçecek para ile ilgili planlar yapılıyor. Kıno ve ailesi, çarşıya inci alıcılarına gidiyor. Tabiki hepsi birbirine bağlı dolandırıcı alıcılar bunlar. Kıno , yapılan sahtekarlık karşısında şehre gidip satacağını söylüyor.
Bu ailenin tek derdi, akşam aç uyumamak iken bebeğini akrep sokması sonrası ve bulunan inciyle beraber. Kasabanın açgözlü ve kıskanç insanları oluyor.
Aileden kalma kayık delindi, gece kino’yu öldürmeye çalıştılar, evleri yakıldı. Bu olaylardan sonra abisi onları gizlice kasabadan kaçıldı. Lakin peşlerine inci için 3 tane adam takıldı. Korkarak ilerlediler ve sonunda dağın tepesinde bir saldırı gerçekleşti. İlk atılan kurşun bebeği öldürdü. Kıno, bu yaşadığı süreçte kendini kaybetti ve orada gelen herkesi öldürdü. Eşinin ağıt yakan sesini duyunca da her şeyin bittiğini kabul etti.
Çocuklarının yaşaması için ettikleri dua, onu kesin şekilde ellerinden aldı. Kasabaya geri döndüler, ama onları görende verdikleri duygular onları farklı bir statüye çıkarmış ve insanların uzak durmasını sağlamıştı. Kıno eşiyle beraber denize dönüp ugursuz inciden kurtuldu. Lakin artık ikiside eski kişiler değildi.
Bu kitap insanların açgözlülüğünü ne kadar ileri götürebileceğini,
Sisteme aykırı hareket edersen bu sistemi idare edenlerin seni yok ettiğini,
Aile için mücadele ederken insan olmayan güce sahip olabiliyor.
Masum canların ; pislik, iğrençlik ve çürümüşlük kokan bir yaşamda bazı