Uçurtma Avcısı en çok okunanlar listesinde ilk 10 da sanırım. Çok popüler olan kitapları okumaktan kaçınıyorum genelde. Beklentimi çok yükseltiyor ve okurken bu tadı yakalayamadığımda büyük bir hayal kırıklığı yaşatıyor. Ama "Uçurtma Avcısı" kitabı hakkında konusuna dahi bakmadığım, hiç bir incelemesini okumadığım bir kitaptı ve beni derinden sarstı. Kürk Mantolu Madonna ve Serenad kitaplarından sonra en etkilendiğim kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Kolay kolay göz yaşı döken biri olmama rağmen bu kitap beni derinden sarstı. Bir çok duyguyu yaşadım. Üzüldüm, sinirlendim hatta öfke kustum, gülümsedim, kah göz yaşlarım aktı gitti. Ben bunu okurken bu kadar duygulanır iken bunları gerçekte yaşayan kişiler neler hissetti nasıl bununla başa çıktı diye düşünmeden edemedim.
Dün gece kitabı bitirdikten sonra uzun bir süre uyku tutmadı, yatakta döndüm durdum adeta. Bir kitap bu kadar sarsıcı olabilir mi?
Birazda kitaptan bahsetmek istiyorum. Kitabın başında iki erkek çocuğu karakterimiz var. Bu karakterlerden birinin gözünden olay örgüsünü dinliyor, görüyor adeta hissediyoruz. Araştırmasını yapmadım ama tahminimce bu kitapta geçen karakter ya kendisi ya da yazarın çok yakın tanıdığı biri olduğunu düşünüyorum. Olay örgüsü o kadar detaylı ki kafanızdan uyduramayacağınız kadar gerçekçi, ve bir o kadar sarsıcı. Kitabın dili çok sade çok rahat 1-2 günde bitebilecek kadar. Fakat kitabı okurken bitmesin diye siz kendinizi frenliyorsunuz.
Benim bu kitapta aldığım en büyük ders sessizlik oldu. Çevremizde bir sürü olaya şahit oluyoruz ve çoğu zaman sessiz kalıyoruz. Aynı kitabın baş karakteri Emir gibi. Beni bir o kadar etkileyen kısımda Afganistan'nın taliban sonrası yaşantısı oldu. Elbette hepimiz haberlerde, internette bir şeyler okuyor ve görüyoruz. Ama kitap size bunun ne kadar yıkıcı,
İçimizde şeytan var… Can kırıkları var. Nefret var, yalanlar var… Bir yanımız bizi çoktan terk etmiş, kaçıyor… Melankoli ve hüsran var… Keşke bazı geceler hiç sabah olmasa.
Etkileyici...
Sürükleyici...
Film izler gibi okuyup bitirdiğim bir kitap.. Tasvirler, betimlemeler, karakterler, olaylar ve kullandığı dil o kadar canlı ve gerçek ki Yusuf'un hayatı film şeridi gibi bir bir ve tüm açıklığı ile verilmiş...
Dünyanın çivisinin çoktan çıktığını gösteren bir yapıt..
Ancak her şeye rağmen Yusuf'un saf, masum kaldığını görmek umut verici..
İyilerin başını alıp gittiğini, kötülerin zeytinyağı gibi hep, bir şekilde üste çıktığını bugün bile görüyoruz...
Sabahattin Ali'nin okuduğum her bir eseri kendisine yine ve yeniden hayran bıraktırıyor, kesinlikle okunmalı...
O değil de neden hep Muazzez, Macide, Madonna.. bir anlamı var mı sizce?..
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,4bin okunma