İnsan bir kere ölmüyormuş diyebilirsiniz kitabı bitirdiğinizde. Şükrü Erbaşın acısını, özlemini, dizelere döktüğü bu ağıt ile kendime dert edinmiş bulunmaktayım. Ömür hanımın naif kalbine, Şükrü Erbaşın hasretine saygılarımla eseri kitaplığımdan ayırmayacağım kesindir.
"...sessizlikten mi nedir
bütün bunları yüksek sesle söylüyorum.
insan başka nasıl katlanır ölüme,bilmiyordum."
Kitabı okuyup bitirdiğinizde, keşke bir ahmed arif mektubunda ki kelime olsaydım diyorsunuz. Leyla erbil'in bu kadar güzel, içten söylenmiş sözlere ve bu anlatılan sevdaya kayıtsız kalabilmesi beni okuduğumda şaşırtmıştı -büyük istikrar doğrusu- Ahmed arifin ise yaşadığı her şeye rağmen güzel, kibar, naif bir şekilde aşkını böylesine yazması ve bunları benim de okuyabiliyor olmam beni çok mutlu etti. Leylim LeylimAhmed Arif
Tek seferde bitirsem haksızlık edeceğimi düşündüğüm bir kitap. Bu sebebledir ki bir kaç yıldır rafımda okunacağı en güzel günü bekliyor kendisi sükunet ile.