1920 sonu ve 1921 başında bir yandan Enver Paşa'nın Ittihad-ı İslâm politikaları doğrultusunda İslâmî Bolşevizm propagandası altında kalan, öbür yandan Türkiye Halk iştirakiyun Fırkası’nın doğrudan etkisi altında kalan (Nevşirvanov, 2006: 119) genelde Kuvayı Milliye, özel de Çerkeş Ethem’in Kuvayı Seyyare’sidir. Son tahlilde düzenli orduya katılmayı reddederek Ankara hükümetine başkaldıran Çerkez Ethem ve kardeşleri, Yunan tarafının açtığı koridordan İzmir’e giderek siyaset sahnesinden çekilmişlerdir. Siyaset sahnesinden çıkarılan güçlerin İkincisi, Mustafa Kemal’in çağrısıyla geldiklerini zannettikleri Anadolu'dan, 15 yoldaşı ile birlikte Karadeniz’de katledilerek çıkartılan Mustafa Suphi’nin Türkiye Komünist Fırkası’dır. Üçüncü olarak Anadolu merkezli, Ankara veya Eskişehir Komünist Partisi olarak bilinen Türkiye Halk iştirakiyun Fırkası’nın BMM’de mebus olan Üyeleri de dahil, kurucuları tutuklanmış, gazetesinin yayımlandığı matbaa basılarak tahrip edilmiş ve üyeleri hapis cezalarına çarptırılmıştır. Ancak aynı tarihlerde resmi/danışıklı Türkiye Komünist Fırkası’nın Komintern’e kabul edilmesi için Dr. Tevfik Rüştü Moskova’da elinden geleni yapmaktaydı.