Yaşam dediğiniz, duyumsamalarla, çağrışımlarla zenginleşen, ayrıntılarla yoğunlaşan bir şey. Bu ayrıntıları ve duyguları çıkarıp attınız mı, elinizde kuru bir kabuk kalıyor.
Yasam sadece başarıdan, it dalaşından, ihaleden, paradan, faizden, koltuktan ibaret değil. Bunlar olsa olsa birer maske.
Yaşamın, " gizi maneviyat " diye ifade edilen iç dünya zenginliğini, ne yazık ki gündelik yaşamın gittikçe sertleşen kavgalarında yitiriyoruz.
Gurur hayatın tuzudur derler; gururum nereye gitti ?
Ya ben yaşadığım hayatı anlayamadım ya da bu hayatın hiçbir değeri yoktu. Daha iyisini de bulamadım, görmedim, kimse de göstermedi. Sen bir gelip, bir kayboluyordun tıpkı parlak, hızlı bir kuyruklu yıldız gibi; bense her şeyi unutuyor, ağır ağır sönüyordum...