Selma

Selma
@Bluebell
Atlamak, düşmekten iyidir.
İngilizce Öğretmeni
Bilkent / Amerikan Edebiyatı
İstanbul
Kadıköy/ İstanbul
125 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Kitap Tavsiyesi
Yeni kitap arayışındayım. 📚 Bana mutlaka okumalısın dediğiniz kitaplar var mı? Türü çok önemli değil; aklınızda yer etmiş, etkisinden çıkamadığınız kitapları yazarsanız çok sevinirim. Belki aramızdan birinin önerisi yeni favori kitabım olur. 🤍
1000Kitap
Selma
Yaban (Yakup Kadri)
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Kitap Önerisi
Değerli okurlar, okumadıysanız size şu üç kitabı tavsiye ediyorum: Jane EyreAşk ve GururVadideki Zambak ⭐ Sizinde önerebileceğiniz, mutlaka okuyun diyeceğiniz kitaplar varsa yorumlarda buluşalım. 🙏🏻 Keyifli okumalar. ☺️
1000Kitap
Selma
Rüzgar gibi geçti'yi de seveceğinizi düşünüyorum
Muazzam
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
Bu kısa ve tesirli kitap hakkında kısa konuşucam. Kitabın başlarında genç, bilge ve zenginliğiyle göz kamaştıran bir alman leydisi olan Minayı okuyoruz. Birçok talibine rağmen gönlünü evli bir adama kaptırıyor. O adam uğruna yaptığı fedakarlıkları ve yavaş yavaş aklını yitirişini izlemek içimize dokunuyor. O ihtişamlı hayatını geride bırakmak uğruna bir hizmetçi kılığında sevdiği adamın eşine eşlikçi olarak hizmete başlıyor. Ve bunu yalnızca o adamı biraz daha fazla görebilmek adına yapıyor. Aslında aklını yitirdiğini kendisi de fark ediyor ama kendini bir şekilde ikna edip bu yoldan vazgeçmiyor. Daha da ileriye gitmiyorum çünkü okuyanlara sürpriz olması gereken detaylar var. Sonu çok etkileyiciydi içimde bir sızı bıraktı. Kısa ve etkileyici bit klasik olduğunu düşünüyorum. Okunması bir saat bile sürmüyor. Bu platformda bu kitaba dair hiçbir yorum görmemek beni bihayli üzdü. Şans vermenizi dilerim.
Mina de VanghelStendhal · Can Yayınları · 2024220 okunma
Selma
👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻
10/10
·370 syf.··
2021 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 16:11
İnsanın kendine söylediği her söz kolaydır da ebeveynine söyleyebildiği zordur. Değil mi ki söylemek; düşünmek de keza böyledir. İnsanın kendi hakkında düşündüğü her şey acımasızdır da ebeveyni hakkında düşündüğü her şey 'yok canım bana öyle geliyor'dan ibarettir. Neden? Çünkü öyle gördük öyle yetiştik. Başta vicdanımız olmak üzere toplum, kültür ve din de bize bunu öğretti. Seni yedirmiş içirmiş bugünlere getirmiş daha ne yapsıncılardan fırsat bulup da aklımızı başımıza alıp bir mantıklı düşünemedik. Şimdi bu incelemeyi okuyanların bile tepkisel yaklaşması çok olası geliyor bana, çünkü birçoğumuz hatta büyük büyük çoğunluğumuz bunlarla büyüdük. Ama bu nokta gayet de eleştirilebilir, gayet de üzerine düşünülebilir bir noktadır. Karakteriniz konusunda annenizin ne büyük etkisi olduğunu bir düşünün. Anne diyorum diye sanmayın ki mutlaka kadından bahsediyorum ben aslında size bakım veren kişiyi kast ediyorum. Genel manada bu hep anne olduğu için incelememe de "anne" yazarak devam edeceğim ama siz ne demek istediğimi anlayacaksınız. Evet annenizin karakteriniz ve alışkanlıklarınız üzerinde olan etkisini bir düşünün. Çocukken düştüğünüzde anne diye ağladınız, acıyan yerinizi öpsün diye ona koştunuz, korktuğunuzda eteğine sarıldınız, bir şey başardığınızda küçücük ellerinizi çırparak alkışlasın diye ilk onun gözünün içine baktınız. Değil mi? Peki ya tüm bunlar aslında tam da olması gereken gibi olmadıysa? Olması gereken derken hiçbir şey aslında bir zorunluluk değildir elbette ama sizin kendinize zorla kabul ettirdiğiniz şekilde olmadıysa ve aslında anneniz asla duygusal olarak yanınızda değilse? Siz o küçük yaşınızda bunu anlamazken büyüdükçe bunu fark edip canınız yanarsa ama yine bile annedir kutsaldır sesimi çıkarmayayım düşünmeyeyim demeye devam mı edeceksiniz?
Psikoloji
Anne’nin Duygusal YokluğuJasmin Lee Cori · Koridor Yayıncılık · 20181,994 okunma
Selma
O hüzün hiç geçmiyor ama yine de teşekkür ederim :)
10/10
·370 syf.··
2021 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 16:11
İnsanın kendine söylediği her söz kolaydır da ebeveynine söyleyebildiği zordur. Değil mi ki söylemek; düşünmek de keza böyledir. İnsanın kendi hakkında düşündüğü her şey acımasızdır da ebeveyni hakkında düşündüğü her şey 'yok canım bana öyle geliyor'dan ibarettir. Neden? Çünkü öyle gördük öyle yetiştik. Başta vicdanımız olmak üzere toplum, kültür ve din de bize bunu öğretti. Seni yedirmiş içirmiş bugünlere getirmiş daha ne yapsıncılardan fırsat bulup da aklımızı başımıza alıp bir mantıklı düşünemedik. Şimdi bu incelemeyi okuyanların bile tepkisel yaklaşması çok olası geliyor bana, çünkü birçoğumuz hatta büyük büyük çoğunluğumuz bunlarla büyüdük. Ama bu nokta gayet de eleştirilebilir, gayet de üzerine düşünülebilir bir noktadır. Karakteriniz konusunda annenizin ne büyük etkisi olduğunu bir düşünün. Anne diyorum diye sanmayın ki mutlaka kadından bahsediyorum ben aslında size bakım veren kişiyi kast ediyorum. Genel manada bu hep anne olduğu için incelememe de "anne" yazarak devam edeceğim ama siz ne demek istediğimi anlayacaksınız. Evet annenizin karakteriniz ve alışkanlıklarınız üzerinde olan etkisini bir düşünün. Çocukken düştüğünüzde anne diye ağladınız, acıyan yerinizi öpsün diye ona koştunuz, korktuğunuzda eteğine sarıldınız, bir şey başardığınızda küçücük ellerinizi çırparak alkışlasın diye ilk onun gözünün içine baktınız. Değil mi? Peki ya tüm bunlar aslında tam da olması gereken gibi olmadıysa? Olması gereken derken hiçbir şey aslında bir zorunluluk değildir elbette ama sizin kendinize zorla kabul ettirdiğiniz şekilde olmadıysa ve aslında anneniz asla duygusal olarak yanınızda değilse? Siz o küçük yaşınızda bunu anlamazken büyüdükçe bunu fark edip canınız yanarsa ama yine bile annedir kutsaldır sesimi çıkarmayayım düşünmeyeyim demeye devam mı edeceksiniz?
Psikoloji
Anne’nin Duygusal YokluğuJasmin Lee Cori · Koridor Yayıncılık · 20181,994 okunma
Selma
Benim annemi kitabın başlığı yapmışlar.