Bilinçli olarak karşımızdakini hoşnut ederken, aynı za-manda onu hoşnut etmeme potansiyelini, gücünü de elimiz-de tutarız. Karşılıklılık esası üzerine kurulmuş ilişkilerde, tùm doğaçlama ve kendiliğindenlik, ilişkiden koparılmıştır.
Çağımızda sözüm ona dürüst ilişki, iki tarafın da tüketi-ci olduğu, birbirini tükettiği, birbirinden tükettiği bir ilişki-dir. Aile evi, bu durumda, insanların birbirlerine arzularını, taleplerini bildirdikleri bir geneleve dönüşür. Genelev eve taşınmış, adına da aşk denmiştir. Aradaki tek fark, ilişkinin "eşitlik" üzerine kurulmuş olmasıdır.