Dışlanmaktan, tembel, işlevsiz, bencil diye adlandırılmaktan korkuyoruz. Komşumuzun düşüncesinden, kendi seçim özgürlüğümüze saygı gösterdiğimizden daha fazla korkuyoruz...
''Hem böyle yapıyorum hem de yaptıklarımdan korkuyorum.'' diye düşündü. ''Hım...Evet, her şey insanın elindedir. Fakat insan korkaklığı yüzünden çok şeyi kaybedebilir. Gerçek bu. İnsanların en çok neden korktuklarını bilmek isterdim. Onları en çok korkutan şey yeni bir adım atmak, yeni bir söz söylemek...''
"arkadaşlarımın alaylarından kurtulmak için kendimi derslere verdim, böylece başarılı öğrenciler arasına katıldım. bunun etkisi olmadı değil. ayrıca, onların okuyamadıkları kitapları okuduğumu, ders programında olmayan adını bile işitmedikleri konularda bilgimin olduğunu yavaş yavaş anlamaya başladılar. bana bir yandan hiç görmemişler gibi, alaylı alaylı bakadursunlar, öte yandan akılca üstünlüğümü kabullenmişlerdi. hele öğretmenlerimin ilgisini çekince durum iyice değişti. alayların arkası kesildi, fakat düşmanlık olduğu gibi kaldı; aramızda soğuk, gergin bir hava esmeye başladı. sonunda buna dayanamayan gene ben oldum. yaşım ilerledikçe insanlara, arkadaşlara duyduğum gereksinme de artıyordu. birkaçına dostluk niyetiyle yaklaşmak istedimse de, doğal olamayışım yüzünden çabalarım boşa çıktı. sonunda bir tane arkadaş edinebildim. fakat daha o zamandan içimde yer etmiş olan zorbalık hevesiyle arkadaşımı istediğim gibi yönetmeye çalışıyordum. çevresindekilere karşı nefret duyması için epeyce uğraştıktan sonra, o aşağılık ortamdan tüm bağlarını koparmasını, bir daha da oraya dönmemesini istedim zavallı çocuktan. tutkulu arkadaşlığım onu ürküttü, sinir bunalımları içinde birkaç kez gözyaşı döktü. teslim olmaya hazır, saf bir çocuktu; bana bütünüyle bağlandıktan sonra ondan nefret ederek, bu sefer de kendimden uzaklaştırmaya başladım. sanki amacım yalnızca onu yenmek, bana bağlandığını görmekti. öbürleri arasında yalnız onu yenebilmiştim, çünkü bu çocuk hiçbirine benzemeyen, apayrı bir yaratılıştaydı. okulu bitirince ilk işim, bunca yıldır hazırlanmış olduğum mesleğimi bir yana bırakmak oldu. geçmişle bütün bağlantılarımı kopararak, eskisiyle ilgili ne varsa hepsini lanetleyip mezara gömmek istiyordum. bütün bunlardan sonra kalkıp simonov'a gitmek yenecek nane miydi?"
Söylesenize, neden hiçbirimiz birbirimize karşı kardeşçe davranmıyoruz? Neden en iyi insanlar bile sanki hep başkalarından bir şeyler gizler, hep susar? Sözlerinin yel olup gitmeyeceğine emin olduğun zamanlarda bile neden yüreğinden geçenleri dosdoğru söylemezsin? Herkes olduğundan daha ketum görünüyor, sanki hemen dile gelirlerse duygularının zedeleneceğinden korkuyorlar...