Eve gidip, "Bundan sonra yazıcam, " demiştim. Bu lafı ilk söylediğimde, "Yaz koçum, ben sana bakarım," diyen Müzeyyen, bu kez ağzını açmamıştı. Sessizliğine takılır gibi oldum. "Takılma," dedi içimden bir ses. Takılmadım. Kağıdı kalemi aldım.
Ne yazacaktım?
'Benim kazanmaya ve ele geçirmeye çalıştığım huylar ve erdemlerin ise en büyük ve en güzel süsleri derin düşüncelerle buruşmuş alın ile ilim uğrunda ağarmış saçlardır.'