𝔾𝕖𝕣𝕔̧𝕖𝕜𝕝𝕚𝕜 𝕕𝕖𝕟𝕖𝕟 𝕤𝕖𝕟𝕗𝕠𝕟𝕚𝕕𝕖 𝗻𝗼𝘁𝗮 𝕠𝕝𝕞𝕒𝕝ı𝕤ı𝕟...
Her şey kendimizle olan ilişkiyle başlasa da çoğumuz bunun farkına varmıyoruz. Daha ziyade dış çevremizle ilişkilerimizi düzeltmekle işe başlıyoruz. Ve bunu yaparken de kendi benliğimizi -asıl bizi- bir maske altında saklayarak sosyal çevremizde kabul görülmeye çalışıyoruz.
𝐀𝐲𝐫𝛊𝐥𝛊𝐤 𝐯𝐞 𝐭𝐞𝐬𝐥𝐢𝐦𝐢𝐲𝐞𝐭 𝐚𝐫𝐚𝐬𝛊𝐧𝐝𝐚𝐤𝐢 𝐝𝐚𝐧𝐬 𝐛𝐢𝐳𝐞 𝐛𝐢𝐥𝐢𝐧𝐜̧𝐥𝐢𝐥𝐢𝐠̆𝐢𝐧 𝐭𝐮̈𝐦 𝐲𝐞𝐥𝐩𝐚𝐳𝐞𝐬𝐢𝐧𝐢 𝐬𝐮𝐧𝐚𝐫.
Aşk hayatında da diğer ilişkilerde de hep bir beklenti, terk edilme korkuları, değersizlik hisleriyle ilişki kurmaya çalışıyoruz. Belki de kendimizi sevmeden. Aynada karşımızda gördüğümüz aslında kim bilmeden... Yanılgılarla herkesin bize anlattığı kişi miyiz yoksa aslında içimizde herkese göstermediğimiz maskenin altındaki biz daha farklı biri miyiz? Bu kişiyi ne kadar tanıyoruz?
Korkularını, geçmişteki eksikliklerini, neyi sevip aslında sevmediğini, zaaflarını, nefret ettiklerini... Bunların ne kadarı maske altında gizli?
Gerçekte ne kadar kendimiziz ve ne kadar kendimiz değiliz?..
Hepimiz daha doğduktan sonra yara almaya başlarız. Ailemizden ilgisizlikten, değersizlikten, terk edilme korkularımızdan, genetikten bile... İçimizde yaralı bir çocuk yaşıyor. Korkularımız tetiklendiğinde savunmaya geçen,kırılan hâlâ o küçük çocuk...
İlişkilerimizde çocukluğumuzda alamadığımız çoğu duyguyu başkasından almayı umma yanılgısına düşüyoruz.
𝐈̇𝐜̧𝐢𝐦𝐢𝐳𝐝𝐞 𝐤𝐞𝐧𝐝𝐢𝐦𝐢𝐳𝐢 𝐭𝐚𝐧𝛊𝐦𝐚 𝐚𝐫𝐳𝐮𝐬𝐮 𝐝𝐮𝐲𝐠𝐮𝐥𝐚𝐫𝐝𝐚𝐧 𝐝𝐚𝐡𝐚 𝐤𝐮𝐯𝐯𝐞𝐭𝐥𝐢𝐝𝐢𝐫.
Bu kitapta öğreneceklerimiz;
• İlişkide bağımlı ve antibağımlı
• İçimizdeki yaralı çocuğun keşfi
• Kendimizi, korkularımızı keşfetme
• Aşk hakkında yanılgılarımız
• Kendimizde hak gördüklerimiz ve tepkisellik
• Anda kalmaktan neden kaçıyoruz?
• Korku maskesi altında hangi alışkanlıklara sığınıyoruz?
• Tek başınalık nedir ne değildir
• Daha sağlıklı ve kalıcı ilişkiler nasıl