Zweıg ve yine hayatı anlamlandırma çabaları desek sanırım doğru olur. Yazarın hikâyelerinde bence bunu sıkça görüyoruz tabiki karakterler çok farkli noktalarda olsada bir gelişim gösteriyorlar. Benim sevdiğim ve keyif alarak okuduğun bir kitap oldu.
Virata adındaki adamın aslında vicdan mücadelesini okuyoruz . Virata herşeyi doğru yapmak istiyor bunun doğru yolununda insanları etkilememek olduğunu düşünüyor. Tabiki eylemsizliğinde bir eylem olduğunu unutuyor. Bizim toplumda üstlendiğimiz farklı rollerin yansıması şeklinde bir kaç rolde görüyoruz. İnsanların yaptığı hatta yapmadığı şeylerden de sorumlu olduğunu ve özgür insanın toplum var oldukça özgür olamayacağını bize gösteriyor . Asıl bilgelik sanırım bilge olmamakta.
Stefan ZweigVirata ya da Ölümsüz Bir Kardeşin Gözleri
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Cengiz Aytmatov hayatını okuyunca ve Kırgız tarihini tanıyınca anlamlandırılabilecek bir kitap . Hikâye çok iyi olsada bence sembolize ettiği şeyler çok daha önemliydi.
Beyaz Gemi aslında bir sistem eleştirisidir SSCB döneminde komünist rejimin Kırgız halkına baskısını anlatmaktadır.
Hikaye ormanlık bir arazide yaşayan tek çocuk etrafında şekillenir. Çocuğun annesi ve babası ayrılmış ve çocuğu dedesine bırakmışlardır. Çocuğun sembolize ettiği şey ise bu sistemde ki her çocuktur o yüzden hiç bir zaman ismi gecmez.
Dede Mümin ve Damadı Orozkul hikayenin kilit isimleridir. Mümin ismi gibi inançlı, iyi yürekli ve kültürüne bağlıdır Orozkul ise (isminin anlamı Rus kulu demektir ) içki içen, karısına şiddet uygulayan herkesi baskısı altına alan, rüşvet yiyen baskıcı sistemin hikayemizde ki karşılığıdır.
Kırgız halkının yıllar süren baskı rejimi içinde yaşamı yine de kültürlerine bağlılıkları Mümin dede ve Orozkul ile anlat ilm iştir.
Mümin dedenin içten içe baş kaldırmak istemesi ama Orozkul'un güçü ve sevdiklerine zarar verebilecek konumda olması tarihte Ruslara karşı birleşerek direnen Kırgızların büyük kayıplarla ailelerini korumak için Çin tarafına çekilmek zorunda kalmalarıyla benzer bir çaresizlik içermekte.
Kitapta anlatılan Kırgızların Boynuzlu Maral Efsanes Millî kimlik ve bağımsızlığın bir tezahürüdür.
Sonu biraz üzücü olsada anlamı çok büyük .
Hikaye iyi kalmayı yaşama tercih eden bir çocuk etrafında şekillenirken en büyük derside ondan almış oluyoruz . Kötülüğe karşı İyi kalmak bir duruştur.
Büyük Selçuklu Sultan'ı Melikşah'ın isteği üzerine yazılan eser devlet idaresi hakkında öğütler, hikayeler, kıssalar içeriyor.
Nizam-ı Mülk'ün 30 yıl süren vezirliği sonucu bildiği ve gördüğü devlet siyaseti ve daha önceki devletlerin incelemesi sonucu tüm tecrübelerini bu kitapta toplayarak Sultan için bir el kitabı hazırlamış.
Kitapta konu konu ayrılmış tekrarlarda içeren 51 fasıl bulunuyor.
Kadının devlette ki hatta hayatta ki rölü bence çok sert incelenmiş .
Diğer dinlere ve inanışlara karşı tutumu da aynı şekilde sert buldum. Tabiki o dönem haşaşiler ve diğer bâtınî mezhep calışmaları çok kötü olsada İslâm'daki höşgörü politikasını uygunluğu bence tartışılır. Cihat ve ceza için kesinlikle bu şekilde düşünmüyorum.
Kitap genel olarak okunması gereken özellikle Devlet kademesinde olanlar için kesinlikle okunmalı dediğim eserlerden.
Ağır bir kitap olarak düşünsemde çeviri rahatlığıyla çok rahat okunabiliyor.
NizamülmülkSiyasetname
Bir Tarihi kurgu kitabı olduğunun bilincinde kitabı begenmiş bulunmaktayım. Kitap akıcı hikâye ilgi çekici ve sinema da hep gördüğümüz aşk üçgeni ve macera bulunduruyor. Bu kısmında bence sorun yoktu yani kurgu olarak alırsak kitap gayet okunabilir ve tatmin edebilir.
Beni rahatsız eden kısım ise Batı'nın barbarlığını tarih boyunca ve hatta günümüzde bile gören bizlere Türkler barbardir etiketini irdeleyerek göstermesi . Kitap bunu bir gerceği anlatıyor gibi yazsada taraflı yazıldığı çok belli oluyor.
Atilla ile ilgili çok bilgi olmadığını hepimiz biliyoruz ama o büyük boşlukları böyle doldurmak bana biraz kötü geldi.
Atilla ile ilgili güzel detaylarda bulunuyor özellikle irâde kısmı beni çok etkiledi Avrupa'yı dize getiren bir komutanın sade hayatı herkesin ondan korkması vs anlatılıyor.Ama Yazarın gerçekten Atilla'yı anlamadığını sondaki Atilla büyüktür cünkü herkes ondan korkuyor çıkarımı yaptığından anlıyoruz.
Atilla büyüktü cünkü insanlar saygı duyuyordu Atilla onlara bir amaç vermişti. Ölmekten korkmayan insanlara Atilla'dan korkuyordu demek çok celişik geliyor bana.
Son olarak kitap akış olarak iyi olsada objektif bir bakış açısı sunmuyor maalesef :/ Tanrı’nın Kırbacı AtillaWilliam Dietrich
Oldukça kısa bir kitap ama sonunda kendizi biraz eksik hissedebiliyorsunuz.
Küçük kızınlarını çocukları olmayan bir çifte belirli bir süre bakmaları için veren bir aile ve gelen kız çocuğuna kendi çocukları gibi davranan çift. Aile ve yuva aynı şey mi ya da kan bağı diğer bağlardan daha mı önemli sorgulatan bir kitaptı. Sonunda hikayenin bir devama ihtiyaç duyduğunu düşünmeden edemedim. Çok şey vaadeden bir kitap değil ama bir oturuşta okuyup üstüne biraz da düşünebilirsiniz. Emanet Çocuk