"Üzerinde yaşadığınız kıtayı terk etmediğiniz sürece onu tanıyamazsınız." der sanayici Walther Rathenau.
Zweig : İnsancıldı, savaş karşıtıydı, özgürlüğe düşkündü.
İnsanları ve dünyasını yakından tanımak istiyordu.
Sonsuz kurbanlarla bir savaş kazanılsa da savaşa karşı savaşmak gerekir.
Zweig'a göre: İnsanların kurtuluşunu, mutluluğa kavuşması için ortak Avrupa kültürü kurtarılması gerekti.
Ona göre ülkelerde generaller sadece taş anıtlar olarak akıllarda kaldığı zaman insanlar özgür ve mutlu olacaktı.
Yarım yüzyıl boyunca kendini "dünya yurttaşı" olarak sayan Zweig artık "vatansız kişi"ydi, O Avrupasını yitirmişti.
Toplumdan bir ülke, insanlardan bir ulus yapan o yüceltici şeyin birleştirici inancın eksikliğini kısa süre sonra iyice fark ediyorsunuz. Bu inanç sınırsız bir vatanseverliktir. Burada Avusturya'da bir Avusturya vatanseverliği yok.
Hepimizin yaşamında en güzel anlar beraberlikler değil midir?
Dostoyevski'ye göre, dünyada etkili olmak ve geleceğinin garanti etmek isteyen her ulus, evrenin en başarılı ve herkes için zorunlu olan tek ülkesi olduğuna inanmak zorundadır.
Fransız ulusunun Avrupa'da ve bütün dünyada bireyin özgürlüğünü kazanaması uğruna yaptığı mücadeleye verilmiş olanve kulağa pek hoş gelen "devrim" kelimesi, ardı ardına darbeler yapan ve davranışları bi komediyi anımsatan bu maceracıların girişimleri için kullanılmayacak kadar değerlidir.
Meksikada çıkarılan savaşta; Trenler dolusu vagonda LA'den "savaş turisti" taşındı.
Günümüzde artık şunu da biliyoruz ki savaşlar, halklar istediği için değil, sermaye gruplarının çıkarları için çıkmaktadır.
Amerikan kapitali, çıkarları uğruna hedeflediği amaca ulaşmak için her yöntemi dener.
Sürekli genişleyip yayılmak isteyen Anglo Amerikan kapitalizmi kendine yeni hedefler oluşturdu.
Kamuoyu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
O ve Apple'daki iş arkadaşları FARKLI DÜŞĞNEBİLİYORLARDI; Sadece odak grubu temelli , gösterişsiz ürün yenilikleri geliştirmekle kalmsyıp , tüketicilerin henüz ihtiyaccu oldunu bilmediği yeni cihazlar ve hizmetler sundular .
Ah ateşten yapılma bir ilham perisi yükselse
Mucitliğin en aydınlık göğüne.
Silikonu altına dönüştürmeyi yeni yeni öğrenrn bir vadide büyümenin öyküsüyle başlar.
Terk edilmek , seçilmek , özel olmak ; bu kavramlar Jobs'un benliğini oluşturdu.
Ortamını kontrol etmek istiyor ve ürünü kendinin bir uzantısı olarak görüyor.