Bkt Orl

Bkt Orl
@Buket_Orl
İnsan sadece yalnız olabildiği sürece bütünüyle kendisi olur. Demek ki yalnızlığı sevmeyen özgürlüğü de sevmez. Çünkü insan ancak yalnızken özgürdür.
Dostluk
1000Kitap

Öykü Deniz Üstündağ

@Dnzoyku
·
Hayatımı sevdiğim insanlarla savaşarak geçirmek zorunda mı kalacağım?
İlk başta Simone de Beauvoir, çok kişisel gördüğü için bu anıları yayınlamak istemiyor ve bu yazı, ortadan kayboluyor, ta ki kızı bulup yayınlayana kadar. Hikayede bahsi geçen ve Simone de Beauvoir'i oldukça etkileyen hatta genç yaşında "tutkulu aşk" kavramıyla tanıştıran Andrée aslında Zaza'dır ve yazar hem bize hem de Zaza'ya Slyvie adıyla seslenir, onun gözünden anlatır hikâyelerini. Daha küçükken tanışan ikili, çok kısa süre sonra "Ayrılmaz" olarak nitelendirilir. Ergenlik ve yetişkinliğe birlikte adım atan ve keşfeden bu ikiliyi çağın kadına olan bakış açısı ve beklentileri beklenmedik şekilde sarsar. Slyvie bir yandan Andrée'ye olan duygu ve düşünceleri ile savaşırken ona bu duyguları hissettirmeye çalışır ve en sonunda onun kendisine karşı öyle duygular beslemediğine inanır ve artık "eskiden her şeyi" olarak gördüğü ve ölümü bile göze alabileceği kızdan vazgeceçerek kendi içine yönelir. Slyvie her ne kadar Andrée kadar karşı çıkan, isyankâr biri olmasa da o da bu beklentiler karşısında ezilir ve insanlardsn soğur. Andrée ise onun tam tersidir, cana yakın sevecen, biraz muzip ve çokça kural tanımazdır. Kitaba daha başlar başlamaz Andrée'nin sonunun iyi olmayacağını biliyoruz. Nesnel olarak baktığımızda Andrée, viral ensefalitten ölmüştür. Ama Simone, yani Sylvie, onun ölümünü "manevi cinayet" diye tanımlar ve insanların onu yaşatmadığını söyler. Andrée'yi, yani Zaza'yı, öldüren şey hep istedikleri için savaşmak zorunda olmasıdır. Kendisi olmayı istemiş, denemiş ve en yakınındakiler tarafından hep bastırılmış ve bu isteğinin bir günah olduğu kendisine defalsrca söylenmişti. Eskinin geleneksel yaşam tipinde kadın, kendini asla düşünmemeli ve kendinden, yaşamından vazgeçerek her şeye uyum sağlamalıydı. Yani kendisine ait bir kimliği olmamalıydı. Bir şeyi bir
Edebiyat
Reklam
Felsefe-Düşünce

♛hakan♞kutlu♛

@hakankutluu
·
Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine - Schopenhauer
Arthur Schopenhauer'a göre İnsanların büyük çoğunluğu sürüye uyar, sürünün yaptığını yapar, bunlar sıradan insanlardır. Geriye kalan az sayıdaki bir kitle ise kendi aklıyla düşünen, her şeyi sorgulayıp olaylara farklı pencereden bakabilen “seçkin” insanlardır. Seçkin insanlar, kalabalıktan ayrılır. Zaten kalabalıklar her zaman zehirlidir hiç bir zaman kalabalıkta olmamak lazım. Kısacası, Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerinekendi kafanı kullan, herkes gibi olma” mesajını veriyor. Profilimde de yazdığım gibi Nullius In Verba! Kitaba 8.1/10 puan veriyorum.
Alıntı

Doğudan Batıdan Teselliler

@TeselliKoleksiyonu
·
Sufilerin Mutluluk Sanatı - Kadim Terapi
İnsan, yaradılışı gereği, musibetler karşısında zayıf ve âcizdir. Basit bir kederle bile baş dönmesi yaşar. Küçük bir gam karşısında sersemleşir. Bir mikroba mağlup olan bedeni gibi ruhu da basit bir mesele karşısında sarsıntılar geçirir. Yaşam gidişatındaki ufak bir aksaklıktan ümitsizliğe düşer. Gerçekleşme işareti taşımayan zayıf olasılıklardan telaşa kapıldığı dahi olur. Önemsiz bir mevzuda hayal kırıklığına uğradığında hayat ona tümden acı görünür. Dünya sık sık ona dar gelir, pek çok defa zindan gibi olur. İnsan, hissiyatını kontrol edebilme konusunda zayıftır. Nefsinin arzularını gemlemede âcizdir. Kalp dinginliğini sağlamada çoğu zaman yetersizdir. Kendi düşüncelerine karşı bile mağluptur. Aklının bir mutluluğa onlarca acı karıştırmasından yakasını bir türlü kurtaramaz. Yaşamın en kırılgan varlığı olan insanın hâletiruhiyesinin hangi hikmetler için böyle mukavemetsiz yaratıldığı, üzerinde tefekkür etmeye değer bir konudur. İnsanın zayıflığı ve yaşamındaki acılar konusunda en ilginç tahliller çoğunlukla sûfilerin dünyasından gelmiştir. Birçok insan için yıkım sebebi olan hadiselerin sûfiler tarafından gülüp geçilecek nitelikte algılanması, çocuğun dünyasında büyük bir sorun hâlinde yaşanan bir oyuncak kaybının, bir yetişkinin pek de önemsemeyeceği bir durum olmasına benzetilmiştir. Doğu’nun ve Batı’nın kadim tesellilerini aktarmaya devam eden Dervişin Teselli Koleksiyonu, üçüncü kitapta sufilerin mutluluk sırlarını merkeze alıyor.
Din
"Ağaçların sesi her taraftan çıkar. Yapraklardan, dallardan, köklerden... Kulağını gövdeme dayarsan kalp atışlarımı duyabilirsin."
Kitap Alıntısı
Dostluk
Dostluk, bazen gözlerdeki bir bakıştır. Bazen de bir sessizlikte bulunan derin anlamdır.
Duygu ve Düşünce
Reklam