Birden bire kendimi öyle hafif, derin, eşya ve hadiselerin nabzını tutan öyle ince bir idrak duygusu içinde buldum ki, acaba bu dünyada benim kadar duyan ve anlayan ikinci bir mahluk var mıdır, diye düşündüm. Sanki hayatın düğümleri lif lif çözülmüş, muammaların anahtarları elime teslim olunmuştu.