Kaplumbağa almış başını gidiyor. Yılmamış.
Boynunu uzata uzata yürüyor. Deminden beri belki yirmi metre yol aldı. Yürüdükçe kendine güveni artıyor. Daha da kızışan sıcağı duymuyor. Yürüdükçe kurumuş otları kırıyor. Ardında oluk gibi bir iz açıyor. Kendini çıkardığı o ince çıtırtıya kaptırmış. Dalgın dalgın ilerliyor.
Şimdi, kendi yalanlarımı, dar sokaklarımı, korkaklığımı, tembelliğimi, bereketli bir patlamadan çok düzelmeyecek bir kambura doğru gelişen sıkıntımı, yalnızlığımı, beceriksizliğimi tanımadan, tanıyıp da üstüne üstüne gitmeden, bu kitabı okumanın yararı var mı? Bir şeyler öğrenmek, bir şeyleri bilmek, bir şeylere daha bilen gözlerle bakmak, biraz daha yukardan, biraz daha ilerden, güvenmek kendine ve sonra.