Çılgın Akşamlar

Peyami Safa
Tahmini Okuma Süresi:
13 sa. 14 dk.
Sayfa Sayısı:
467
Basım Tarihi:
Ağustos 2021
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
ISBN:
9786254081514
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·467 syf.··
2022 3. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2022 00:34
#heraybirpeyamisafaokuyoruz Nejat trende karşılaştığı gizemli kadının Rana değil de Vildan olduğunu katıldığı baloda öğrenmiş ve böylece biraz da olsa merak duygusunu bastırabilmişti. Peki sadece bir isimden mi ibaretti Vildan? Ah, hayır! Hakkında ne bilgiler vardı. Kocası tarafından göğsünden vurulmuş, pek çok hayaller kuran ve bu hayallerin içinde başka başka Vildan karakterleri barındıran, tüm erkek ve kadınların ilgisini hemen çekebilen bir kadındı Vildan. Peki gerçekten böyle miydi yoksa olayların arka perdesinde tamamen bizleri şaşkınlığa uğratacak mevzular mı vardı? Herkesin Vildan'ın kızı olarak tanıdığı Selmin de bu kadından fazlasıyla nasibini alacaktı. Sessiz, saygılı, merhametli, naif Selmin... Yüreğini Nejat'a kaptırmaktan başka suçu yoktu aslında ama çirkinleşmeyecek kadar da karakterliydi. Selmin, kendi hakkındaki gerçekleri öğrenebilecek miydi? Nejat ve Zafir bu büyülü kadının, Vildan'ın elinden kendilerini kurtarabilecek miydi? Vildan'ı vuran gerçekten kocası mıydı? Peki Vildan'ın bu ruh hallerinin müsebbibi kimdi? Tek kelime ile şahane bir kitaptı. Ben Selma ve Gölgesi'nden sonra böyle keyif aldığım bir Server Bedi eseri okumamıştım. Diğer eserler de güzel yanlış anlaşılmasın ama Selma ve Gölgesi eseri ile Çılgın Akşamlar eseri polisiyevari eserler olduğu için diğerlerinden ayrı tutuyorum. İtiraf edeyim ki Çılgın Akşamlar eserini daha cok beğendim. Eserin okuması 2 günde bitti, bitirmeden uyayamadım resmen. Son ana kadar merak unsurlarını elden bırakmıyor. Şiddetle tavsiyemdir, muhakkak kitaplığınıza ekleyin. Biz eseri BURCU ile okuduk. Hatta o hâlâ okuyor. Mevzu Peyami Safa olunca ben biraz kitabı yemiş oldum.
1000Kitap
Çılgın AkşamlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202142 okunma
İKİ KADIN BİR ADAM
8/10
·467 syf.··
2026 10. kitabı
Bir kadın yaşayabileceği bütün güzellikleri yaşayamamanın hırsıyla hem kendini hem de ağına düşen tüm erkekleri egale ediyor. Bir adam tesadüf eseri güzellikler arasında olan gönlünü nasıl paylaştıracağını düşünürken ateşten bir gömlek giydiğini ihtiraslar içinde kalınca anlıyor. Bütün girdaplar ve kovalamaca lar öyle ustalıkla işlenmiş ki soluksuz bir takip okuyucuyu duygular arası yolculuğa sürüklüyor. Kim deli kim divane son sayfaya kadar hükmü veremiyorsunuz.
Çılgın AkşamlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202142 okunma
4/10
·467 syf.··
2025 19. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2025 00:00
Havva’nın Üvey Kızları kitabında yazılan önsözün bir kısmının aynısı bunda da bulunuyordu. Server Bedi külliyatının uzun zamandır okuduğum en kalın kitabıydı. 1920’ler 1950’lerin İstanbul’una gidip orada yaşıyorum sanki Server Bedi külliyatını okurken, yazar öyle güzel yaşatıyor ki. Ayrıca halk için yazdığı o kadar belli ki; bazen tekrara düşüyor, kadın ve erkek karakterlerini aynı şekilde işliyor. Burada da diğer kitapların benzeri bir şekilde gizemli bir kadınla karşılaşıyoruz: Vildan. Nejat ise kitabın diğer ana karakteri. Nejat’ta bir kadının arkasından giden karakteri tam oturmamış bir erkek kişiliği bulunuyor. Vildan’a aşık olan Nejat aynı zamanda önce Vildan’ın kız kardeşi zannettiği ama sonradan kızı olduğu öğrendiği Selmin’e de bir şeyler hissediyor. İkisi arasında bocalayan Nejat Vildan’ın da değişik hallerine tanık oluyor. Bazen tam bir anne gibi davranan bu kadın bazen bir cinayet planı kurabiliyor. Zafir ise Vildan‘ın eski sevgilisi. Birbirlerini suçlayan bu çiftin hangisinin haklı olduğu ise kitabın sonuna doğru belli oluyor. Nejat iki kadın arasında bocalayan şahsiyetsiz bir erkek, Vildan ise dengesizliklerinin haddi hesabı olmayan bir kadın olarak bu uzun kitapta beni çok yordu. Yazara saygım sonsuz, kitaptaki saçmalıkları o zamanki halkın beklentisine uygun olarak yazdığını düşünüyorum.
Edebiyat
Çılgın AkşamlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202142 okunma

Yazar Hakkında

Peyami SafaYazar · 125 kitap
Peyami Safa, Türk hikâye ve romancısıdır. Server Bedi takma ismini de kullanan yazar romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları, polemikleri, köşe yazarlığı ve gazeteciliği ile de tanınır. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar kolunun kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini "9. Hariciye Koğuşu" adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddi sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, 13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Karton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, I. Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızca'sını ilerletmiştir. Buradaki izlenim ve deneyimlerini "Biz İnsanlar" adlı eserinde kullanmıştır 1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları "20. Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921'de Son Telgraf gazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika etmiştir. 1960'lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul'da vefat etmiştir. Edebî hayatı İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu (1931) Nazım Hikmet'e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa'nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya'nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi. İlk uzun hikâyesi "Gençliğimiz"i 1922 yılında neşreden Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kitaplarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa'nın takma ad olarak kullandığı, annesi Server Bedia Hanım'ın adından uyarladığı Server Bedi müstear adını kullanmış, bu takma adla yüzlerce eser vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur. Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta, Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır. Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir "Zalim" olarak tanıttıkları hun hükümdarı Attila'yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihsel roman yazmıştır. Tüm bu üretkenliğine rağmen yeterince tanınmamış ve tanıtılmamıştır. Hakkında yapılan çalışmalar Prof. Dr. Mehmet Tekin, Doç Dr. Mehmet Önal ve Dr. Nan a Lee Peyami Safa hakkında birer doktora tezi vermişlerdir. Beşir Ayvazoğlu'nun yazar (Peyami Safa) hakkında Ötüken Yayınları'ndan çıkmış, biyografik bir eseri bulunmaktadır. Zülfikar Uğur Yıkan, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde "Peyami Safa'nın Server Bedi İmzalı Romanları" konulu Yüksek Lisans tezini hazırlamıştır. Yazar-çevirmen Sabri Kaliç 2011 yılında Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" romanını "Exterior Diseases - Ward: 9" adıyla İngilizceye çevirmiştir. Ayrıca internet üzerinde Peyami Safa hakkındaki bilgilere ulaşabilceğiniz " peyamisafa.biz " şeklinde bir internet adresi mevcuttur.