Fahreddin Arı

Fahreddin Arı
@Bursevi
Okulların artışı silahların artışı kadar yıkıcıdır. Fakat bu yıkıcılık o kadar göze çarpmamaktadır. Dünyanın her yerinde okul maliyeti GSHM'den ve öğrenci sayısından daha hızlı artış göstermektedir.
Reklam
Eğer 16. yüzyılda Mars'tan bir ziyaretçi gelmiş olsaydı, bütün dünyanın Müslüman olmanın eşiğinde olduğuna hükmedecekti. Böyle bir kanaate varmasının sebebini ise, kısmen Müslümanların stratejik ve siyasi avantajlarına ve aynı zamanda onların genel kültürünün canlılığına bağlayacaktı.
Sayfa 202 - Vadi
Araştırmacı, uzmanı olmak istediği alanın iyi bir yazarı, uzmanı olmadığı konuların iyi bir okuru olmak mecburiyetindedir.
Puan vermedi
Hz. Peygamberin vefatıyla sonlanan siyer kitaplarında, sonraki Hulefa-i Raşidin dönemlerine yer verilmemesi sebebiyle içimdeki merak hissi bir türlü söndürülememişti. Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ve son olarak Hz. Hasan dönemini farklı rivayetleri bir araya vererek incelediği bu kitapta sadece kronolojik olarak tarih nakli yapmayıp olayların siyasi tahlillerini yaparak günümüzdeki olaylarla bağdaştırması ve okurlarına, olaylara farklı bakış açıları katması bakımından çok kaliteli bir kitap olduğu kanaatindeyim. Kitap, ayrıca sapkın fikirlere kapılmış olan grupların iddialarına cevaplar vermesi bakımından önemli bir yerde duruyor. Bu kitapla beraber İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed, İslami Tebliğin Mekke Dönemi ve İşkence , İslami Tebliğin Medine Dönemi ve Cihat kitapları da İhsan S. Sırma hocanın dilinden okumaya değer.
Tarih
İslami Tebliğin Örnek Halifeler Dönemiİhsan Süreyya Sırma · Beyan Yayınları · 2021655 okunma
Çağdaş Küresel Medeniyet Üzerine Bir Değerlendirme
9/10
Kaht-ı ricalden şikayet edip durduğumuz şu günlerde Türkiye’nin sayılı düşünürlerinden biri olan Teoman Duralı hocanın Çağdaş Küresel Medeniyet isimli kitabını bu yazımda konu edineceğim. İnsanlık tarihinde belirleyici rolünü hiçbir zaman kaybetmemiş ve daima kültür ve medeniyetle iç içe geçmiş olan dinin, ilk defa saf dışı edilişine on yedinci yüzyılda şahit olduk. Bilginin üretilmesinde kaynaklığını kaybeden vahiy yerini tecrübe-deney ve akla bırakmıştı. İlk defa ilimlerde gerçekleşen bu epistemolojik kayma daha sonraki süreçte topluma mal edildi. Artık bundan böyle ne kurumsal düzeyde ne de toplumsal düzeyde dinin belirleyici rolü kalmamış en azından görünülürlüğü azalmıştı. İşte bu dönemde Batı Avrupa’da -geçmişte benzerine rastlayamadığımız bir dünya tasavvurunun neticesi olarak- Yeniçağ Dindışı Batı Avrupa medeniyeti ortaya çıktı. Mevzubahis medeniyetin sinesinden çıkıp serpilen İngiliz kültürü, On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından sonra dünya çapında bir medeniyet halini aldı. Yahudi mali kaynaklarına dayanarak ideolojisini dünyanın dört bir yanına yayan medeniyete Teoman hoca ‘Küreselleştirilmiş İngiliz- Yahudi Medeniyeti’ ismini veriyor. Kitabımızın ilk yarısında Küresel İngiliz- Yahudi Medeniyetinin ortaya çıkış serüveni işleniyor. Evvelemirde kültür- medeniyet ayrımı yapıldıktan sonra kültürden medeniyete geçiş sürecine kısaca değiniliyor. Akabinde yeniçağın başlatıcısı olarak Müslümanlara ayrılmış bir bölümle karşılaşıyoruz. Müslümanların tanrı, alem ve insan tasavvurları üzerinde durulan bu bölümün ardından Yeniçağ Dindışı Batı Avrupa Medeniyeti bölümüne geçiyoruz. Bu bölümde dinin nasıl paranteze alındığına ve daha sonra ortaya çıkacak olan İngiliz- Yahudi medeniyetinin ‘Hürriyetçi Sermayecilik’ ideolojisinin temellerinin bu dönemde
Felsefe
Çağdaş Küresel MedeniyetŞ. Teoman Duralı · Dergah Yayıncılık · 2000125 okunma