Ey fuzûlî sehldür her gam ki gamhârı ola
Gam budur kim mende min gam var bir gamhâr yoh
...
Ey Fuzûlî! Dert ortağı olduğu zaman her dert insana kolay gelir.En büyük dert şu ki;bende bin dert var,bir dert ortağı yok.
Sevk ve idârede bir çok taktiğe sahip olan câhiliyyet,onu yalnız madde ile idâre etmeye koyuldu.Bu prensip insanoğluna çok câzip geliyordu.Ve nitekim onu,cicili bicili elbiselerle ve rengârenk değersiz oyuncaklarla sevinen çocuklar gibi sevindirdi.
"Hükümdar beni dinlemeyi bırakmıştı,bunun üzerine ben de sustum,yeniden konuşmamıza dönmesini bekledim.Ama öyle yapacağına,Şah'ın gülümsediğini gördüm.Birdenbire konumuzdan binlerce fersah uzaklara gitmişti.O zaman ben de kapıya doğru döndüm:küçük Prenses Ferahnaz aralıkta durmuş,babasının kendisinin içeri girmesine izin vermesini bekliyordu,birbirlerine öyle sevgiyle bakıyorlardı ki onları baş başa bırakmak için ben sessizce kalkıp çıktım."
İslam dünyasının söz ve amel arasında iki arada bir derede bulunmasının bütün hakikati;İhtişamlı fakat içi boş camileriyle;ülküsüz ve cesaretsiz büyük beyaz sarıklarıyla;riyakârlıklarıyla dolu İslami gösterişiyle ve dini duruşuyla;bu dinle fakat dinsiz.