İslam dünyasının söz ve amel arasında iki arada bir derede bulunmasının bütün hakikati;İhtişamlı fakat içi boş camileriyle;ülküsüz ve cesaretsiz büyük beyaz sarıklarıyla;riyakârlıklarıyla dolu İslami gösterişiyle ve dini duruşuyla;bu dinle fakat dinsiz.
Winston bir kez daha,günceyi kimin için tuttuğunu sordu kendi kendine.Gelecek için, geçmiş için...düşsel bir çağ için belki de.
(...)
İnsan ardında tek bir iz bile,bir kâğıt parçasına karalanmış tek bir adsız sözcük bile bırakamadıktan sonra,geleceğe nasıl seslenebilirdi?
Toplumumuzda kadın hızla değişiyor.Sistem ve modernizm onu"kendi olmaktan" uzaklaştırıyor.Onu"istediği"tipe dönüştürmek için sahip olduğu tüm eski özelliklerini,değerlerini elinden alıyor ve onu istediği biçimde inşa ediyor.Bunu da başarıyor nitekim.
Ben bilmek istiyorum,hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak,sonra da yaşlanıp ölüp gitmek mi yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak da mümkün mü ?