Büşra’s House

Büşra’s House
@Busrakaplannn
Biraz günlük biraz kitap alıntısı
Sosyal Hizmet
İstanbul
66 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Sarı-Özek’ten..
Puan vermedi·413 syf.··
2023 2. kitabı
·
162 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2023 13:50
Aytmatov’un beni yine hüzünlendirmeyi başarabildiği bu romanının, neredeyse her bölümüne başladığı cümlelerle başlamak istiyorum ben de: “Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir.. gider gelirdi... Bu yerlerde demiryolunun her iki yanında, ıssız, engin, sarı kumlu bozkırların özeği Sarı-Özek uzar giderdi...” bu cümlelerin altında yatan anlam, benim bakış açıma göre insanın kalıcı olarak geldiğini düşündüğü bu fani dünya en başta olmak üzere hiçbir zamanda ve hiçbir yerde tamamen kalıcı olamayacağını ve bir gün mutlaka gitmesi gerekeceğini veya gitmek zorunda kalacağını düşündürüyor. Ayrıca bu kitap ve bu sözcükler bana bir Aytmatov eseri daha hediye etti, bunun için de ayrıca mutluyum.. Ben bu romanı okumadan önce hiç karşıma çıkmayan ve öğrendikten sonra birçok yerde karşıma çıkan ve her duyduğumda tüylerimi ürpertten mankurt’un manasını ve hikayesiyle de karşılaştım, Nayman Anayı tanıdım. Aytmatov’un da dediği gibi bir insanın her şeyini alabilirsiniz gücünü, varlıklarını vb. ama hatıralarını ve aklını almak kadar hiç biri ağırdır değildir. Hatıraları alınan tek kişi Nayman Ana’nın oğlu değildi elbette bu romanda. Bir de Abutalip vardı. Çocukları ve onların geleceği için elinden geleni yapmaya çalışırken çocuklarının hasretine kalbi dayanmayan Abutalip.. Bu iki kişiye yapılan farklı gerçekleştirilen şeylerin benim açımdan bir farkı yok açıkcası. Nayman Ana’nın oğlu acıya dayanabildi ama hatıralarıyla birlikte sevdiklerini de kaybetti, Abutalip’in ise kalbi dayanamadı... Uzun lafın kısası bu kitaptan da kendi haneme birçok şey yazarak vedalaştım. Bir başka macerada görüşmek ümidiyle.. Cengiz Aytmatov Gün Olur Asra Bedel
Edebiyat
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2023 16:15
Jack London ile tanışmam hayatımın en yoğun dönemlerinden birinde Martin Eden karşılaşmam ile gerçekleşti diyebilirim. İlk başlarda staj için hastane yolunda sonra bahar döneminde polikliniklerde zaman buldukça okumaya çalışırdım ama sonra stajın yoğunluğu, sınavlar, tez derken okumaya ara verdim ve sınav sonrasında kendime geldiğimde elime aldığım ilk şeydi. Günlerce Martin’le birlikte hayatındaki kimsenin onun verdiği savaşını önemsememesine rağmen onu destekleyen biri olarak yanındaymışım gibiydim. Bugün vedalaştık kendisiyle. Kitabın sonu Martin’e yakışır şekilde ve benim de beklediğim gibi olmuş olsa da kitabın kapağını bir türlü kapatıp veda edemedim. Sanırım bu da onun hayatındaki insanlara veda etmeden ayrılışından dolayıydı. Başından beri Martin’in çevresine karşı savaşı, kendi görüşünü sonuna kadar savunabilmesi, herkes vazgeçmesini söylerken onun daha çok savaşması, kendine inanması, engel tanımadan aşk da dahil hayattaki engellerin nasıl aşabileceğini gösteriyordu. Martin bana bazı şeylerle savaşabilmem için güç verdi diyebilirim. Onun mücadele ettiği şeyleri başarmış olması ona mutluluk getirmemiş olsa bile kendiyle ve bulunduğu toplumla savaşından galip ayrılmıştı. Bu sebeple Martin’e bir teşekkür borçluyum.. Selametle Martin Eden Jack London
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2021 19:23
Merhaba, herkese hayırlı akşamlar. Uzun bir yolculuktan geliyorum. Nietzsche ve Dr.Breuer ile yaşadığım bir aydan fazla süren bir yolculuktan. Bu yolculuk beni daha da büyüttü, güçlendirdi, perspektifimi genişletti. İnsanların her zaman bir kitabı okuma zamanının olduğuna inanırım ve ben Nietzsche ve Dr. Breuer ile tam zamanında tanıştığıma inanıyorum. Kitabın dilini değerlendirmek istiyorum ilk olarak; o kadar akıcı ve o kadar sürükleyici ve yumuşakki insan kendini Nietzsche ve Dr. Breuer sohbetlerinin ortasında hissedebiliyorsunuz. Kitabı alırken de başlarken de tek düşündüğüm gerçekten yaşanmış mı yoksa bir kurgudan ibaret mi olduğu düşüncesiydi. Kitabı bitirince bir oh çektim çünkü kitabın büyük bir çoğunluğu gerçeklerden ibaret ve bu o kadar etkileyici ki anlatamam. Bu kitabı okumamın diğer bir sebebi ise bölümümdür ve bana çok şey katacağına inanarak başladığım bu kitaba büyük bir bavul dolusu bilgiyle veda ediyorum. Selametle..
Edebiyat
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
9/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2021 21:43
İncelemeye başlamadan önce biraz Gogol’dan bahsetmek istiyorum. Gogol hastalığının hekimler tarafından teşhis edilememiş olması ve tedaviyi ruhsal yollarla bulmaya çalışarak yaşamıştır. Birinci cildini yazdığı romanının ikinci cildini yazarken hastalığı ve kitabın ikinci cildinde yaşadığı karışıklıklardan dolayı daha da rahatsızlaşmıştır. İlk cildini yazdığı romanındaki tiplerin fazla olumsuz tipler olduğunu ve ikinci ciltte olumlu tiplerden bahsederek geleceğe karşı umutlu olduğunu göstermek istemiş ama olumlu tipler bulamamıştır. Bunun da bize toplumun yapısını gösterdiğini söyleyebilmemiz mümkündür. Biraz da romanımızın dilinden bahsetmek istiyorum: Gogol mizahı yerinde kullanan bir yazar diyebilirim. Romanı okurken bir an yazarla birlikte okuyu verip birden yazarla eleştirmeye başlıyorsunuz. Bu o kadar keyif verici hale geliyor ki anlatamam. Sanki yazarken yazarın yanındaymışsınız da sizin de görüşlerinizi alıyormuş gibi hissediyorsunuz. Ayrıca belirtmem gerekir ki Ölü Canlar Gogol’un okuduğum ilk kitabı ve farklı bir yazarın kitabına başlamak bazen beğenicek miyim, beğenmeyecek miyim diye düşünmeme sebep oluyor. Ben çoğunlukla böyle şeyleri fazla düşünürüm ama romana başladığınızda bir iki sayfa ilerlediğinizde direk ısınıyorsunuz ve öyle akıcılaşıyor ki roman elinizden bırakamıyorsunuz. Bırakmak istemiyorsunuz. Karakterimizden de biraz bahsetmek istersem: yaşamı hep bir mücadeleyle geçmiş ama bu mücadeleleri hep kendi yanlışları uğruna vermiştir. Bu sebeple de kendine bir yer, bir yuva edinememiş, her zaman bu yanlışlarının peşinde ilerlemeyi amaçlamıştır. Ne yazık ki yanlışları onu doğru yol ve insanlardan uzaklaştırmakla kalmamış dibe kadar batmasına bile sebep olmuştur. Fakat dibe batmak bir insanın düşüncelerini ne kadar değiştirir derseniz bence hiç
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
4/10
·256 syf.··
2021 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2021 22:09
Bir romanı okurken varlık ve yokluk arasında ne kadar kalınabilirse o kadar kaldım. Var olan gerçekten var mı, yok olan yoktuysa biz nasıl yok olduğunu biliyoruz? Kitabı okurken farkında olmadan, bu gibi sorular kafanızın içinde bir yığın haline geliyor. Ayrıca söylemem gerekir ki bu roman bana, gölgedekilerinde var olduğunu ve gölgelerin yalnızca güneşli günlerde görülmek zorunda olmadığını gösterdi. Öyleyse: Gölgedekilere gölgelerden selam olsun...
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma