Dünyanın sonu geldi; nizam bozuldu, İyiler kötülere bakarak değiştiler.
Akıllı anlar, bilgili bilir;
Yıl, ay, gün geçtikçe dünya günden güne bozuldu.
Oğul ve kız babaya hürmetini bıraktı;
İhtiyar kelimesi insana bir hakaret sözü oldu.
Nizam ve kanunların hepsi değişti;
Ak ve kara birbirinden farksız oldu.
Bunlar hep kıyamet gününün alâmetidir; Alâmeti görünürse gelecek olan gelir.
Kadir Tanrı sonumuzu hayretsin;
Bu fitne, belâ ve kötü âdetleri ortadan kaldırsın.
Hani, doğruluk ile hareket eden kim var?
Hani Allah rızası için iş gören kim var?
Dünyanın her tarafı baştanbaşa bozuldu,
Buna bakıp, hayret eden bir kimse var mı?
Müslümanlar karıştı, birbirlerinin etlerini yiyorlar,
Kâfirler ise tam bir huzur içinde yaşıyorlar.
Müslümanların malı çalındı, yağma edildi,
Haramı helâlden ayırıp buna riayet eden nerede?
Ey kardeş,
sen ölmeyecek kadar bir şey ye; öküz gibi çok yeme, mizacın bozulur.
Zevk safa sürme,
zevkin cezası çok ağırdır; zevk karşılığında elde edilen yer berbat bir bataklıktır.
Ekşi veya tatlı yemekler boğaz zevkidir;
boğazına düşkün adam hayvandan başka bir şey değildir.
İnsanlar ipekli ve sırma elbiseler giyerler;
sen ancak vücudunu örtecek bir şeyle yetin ey erkeklerin iyisi.
Boğaz bir doyarsa bu iki gün devam eder; sırta giyilen bir elbise iki yıl dayanır.
Bu iki şey için insanların hizmetine girmekle kendini bile bile kul etmeye değer mi?
Yukarıdaki Arş'tan aşağıdaki toprağa kadar
dünyada mevcut ne varsa hepsi muhtaç durumdadır.