Selahattin Tomar

Selahattin Tomar
8/10
·64 syf.··
2025 139. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2025 19:45
“Islahat” – İçimdeki Sessiz Devrim Bazı kitaplar var ki kapağını kapattıktan sonra bile uzun süre zihninde dolaşmaya devam ediyor. Selahattin Tomar’ın Islahatı da tam öyle bir kitap benim için. Sessiz ama güçlü bir anlatımı var. Ne bağırıyor ne iddia ediyor, sadece anlatıyor… ama o anlatımın içinde öyle derinlikler, öyle içe dokunan cümleler var ki insan istemese de kendine bakıyor. Islahat, sadece bireysel bir iç hesaplaşma değil, aynı zamanda bir toplumun, bir çağın, bir erkekliğin, bir suskunluğun hikâyesi. Kitabı okurken bazen boğazım düğümlendi, çünkü bazı duygular öyle tanıdık, öyle bizden ki… Sanki yıllarca içimizde susmuş ama bir türlü kelime bulamamış bir iç ses, Tomar’ın kaleminden çıkıp dile gelmiş gibi. O suskunluk hâli, eksik büyümeler, görünmez yaralar… Hepsi o kadar gerçekti ki. Bazı sayfalarda sadece bir cümleye uzun uzun baktım. Çünkü o cümle, benim yıllardır içimde dolaşan ama adını koyamadığım bir şeydi. Beni en çok etkileyen şey ise yazarın ‘az ama öz’ tavrıydı. Her kelime yerli yerindeydi. Ne bir fazlası vardı ne de bir eksiği. Islahat benim için bir tür iç temizlikti sanki. Bir durup soluklanma, bir içe dönüş, kendimle yüzleşme fırsatıydı. Bu kadar sade ama bir o kadar yoğun bir kitapla karşılaşmak nadir bir şey. Okumak isteyenlere tek bir tavsiyem olur: Bu kitabı hızlı geçmeyin. Yavaş yavaş, sindire sindire okuyun. Çünkü Islahat, hemen değil, biraz geç ama sağlam yerleşiyor insana. keyifli okumalar.
IslahatSelahattin Tomar · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2025655 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ahh Çiçek...
Puan vermedi·64 syf.··
2025 72. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2025 16:35
Her incelememde olduğu gibi yine sözlerime bu işi beceremediğimi söyleyerek başlamak istiyorum. Her zaman yaptığım gibi kitabı elime aldığımda isminden hikayesini anlatmaya çalıştım. Fakat aklımda bir şey canlanmadı. Bu da kitabı daha esrarengiz yaptı benim gözümde. Okumaya başladım. Dili oldukça sade. Uzatılmadan kurgulanmış bir hikaye. Bu da çok hoşuma gitti. Daha ilk bölüm bitmeden ilk şokumu yaşadım. Ağlamadım desem yalan olur. Ağladım da . Sanırım Fatoş karakteri ile kendimi çok bağdaştırdım. Çok benzeyen bir hikayemiz vardı. Onun yaşadıklarını okuyunca duygulanmamam elde değildi. Bu yüzden daha ilk sayfalardan beni içine çekmeyi başardı. Dinlene dinlene okurum dediğim kitabı soluksuz okudum ve bitirdim. Çünkü cidden öyle bir içine alıyor, öyle bir merak ettiriyor ki; "Ne olacak acaba? Yeni sayfada beni ne bekliyor?" diye düşünmeden duramadım. Kendime de şaşırdım kitabım bu kadar akıcı olmasına da. Bazı sözler iç dünyamda beni düşüncelere sevk etti. Küçük çaplı aydınlanmalar yaşadım. Ahh Fatoş... Ahh Oktay... Ciddi manada söylüyorum. Okuyun okutun arkadaşlar. Kısa ve öz bir hikaye, asla boşa geçen bir zaman olmadı. Eminim sizler de seveceksiniz. Şimdiden okuyacaklara keyifli okumalar dilerim Ve bir kez daha sevgili yazar Selahattin Tomar'a çok teşekkür ederim
1000Kitap
IslahatSelahattin Tomar · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2025655 okunma
Bir anne susuyor, bir çocuk duyamıyor ama baba hâlâ özgür
Puan vermedi·64 syf.··
2025 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 15:19
Tek bir cümle ile kitabı özetleyecek olsaydım yazarın kitaptaki “Suç işleyen biri, cezasını çektikten sonra tekrar suç işleyebiliyorsa, suça olan meyili ortadan kalkmıyorsa, kısacası ıslah olmuyorsa, eksik olan bir şeyler var demektir.” cümlesinden faydalanırdım. Islahat, hem düşündüren hem de yer yer içimi acıtan kısa ama derin bir hikaye sundu bana. Kısacık sayfaların içine, yılların sustuğu bir çığlığı, nesiller boyu devreden bir acıyı, ‘ceza’ adı altında yapılanları ama asla yapılmayan ıslahı sığdırmış sevgili yazarımız. Kitap boyunca şu soruyla cebelleştim: Kalbi kötülükle dolmuş bir insan gerçekten ıslah edilebilir mi? Yani suç işlediği için hapse atılan biri, oradan çıktığında topluma yeniden karışabilir mi? Bu kitap, evet, ütopik bir yanıt veriyor. Çünkü Sessiz Ada’da yürütülen rehabilitasyon süreci, keşke gerçek hayatta da bu kadar insancıl, bu kadar onarıcı olabilseydi dedirtiyor. Ama işte tam burada hikaye gerçekle çarpışıyor. Günümüzde hâlâ her gün karısını döven, çocuklarını susturan, evin içinde sessizlikle işkence eden insanlar var. Ve biz bu insanları sadece bir hücreye kapatmakla onları değiştirebileceğimize inanıyoruz. Halbuki değişim, duvarların arkasında değil, içerde yani insanın içinde başlıyor. Ama o içeriye dokunan, onu dönüştürmeye çalışan bir sistem var mı günümüzde? Islahat, bizlere bu açığı işaret ediyor. Kitapta anlatılanlar bir yandan acı verici, bir yandan da “keşke” dedirten cinsinden. Keşke her suçun ardına bir rehabilitasyon mümkün olsaydı. Dil olarak oldukça sade, akıcı. Hacimce de çok ağır değil. Ama ruhen oturup da bir çırpıda kalkamıyorsun kitabın başından. Özellikle bir çocuğun gözünden sessizliği izlemek, hele ki o sessizliğin işitme engeliyle birleşmesi okuyanların içlerini acıtıyor. Kitap boyunca karakterler kadar sistem,
IslahatSelahattin Tomar · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2025655 okunma
İşte empati! İşte adalet!
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2025 27. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 16:04
Suç işleyen biri, cezasını çektikten sonra tekrar suç işleyebiliyorsa, suça olan meyili ortadan kalkmıyorsa, kısacası ıslah olmuyorsa, eksik olan bir şeyler var demektir. İşlenen suçların cezası için insanı dört duvar arasına hapsetmek çoğu zaman ıslah olması için çözüm değildir. Tabi bu her suçlu için geçerli değil. Bazı suçlulara işlediği suçun aynısını ceza olarak verip empati yaptıracaksın ki ıslah edip, topluma geri kazandırılabilsin. İşte yazarımız da tam da bu noktada güzel bir hikayeyi kaleme almış. Okurken kitabın başlarında sinirlendiğim, sonlarına doğru ise sevindiğim ama kısa sürdüğü için de üzüldüğüm bir kitap oldu benim için. Aynı zaman da yazarın, kısa ama bu kadar etkileyici ve anlamlı bir toplumsal sorunu konu edinmesi müthiş. Fatoş ile Oktay'ın aile içi gecimsizliğinden kaynaklı Fatoş evi terkedip gider karnında ki bebeğiyle. Ama Oktay eşinin hamile olduğunu bilmez. Aradan yıllar geçer, Oktay kahvesini işletmeye, serseri ve geçimsiz biri olarak, Fatoş ise doğuştan işitme engelli kızıyla birlikte hayatına devam eder. Fatoş kızını koruyayım derken kendi canından olur. Ve o günden sonra Oktay ve kızı Çiçek'in hikayesi başlar. Kızının işitme engeli yüzünden kızına kötü davranan Oktay, kahvedeyken bir polisin onu videoya alıp şikayet etmesiyle tüm hayatı birden değişir. Emniyet de yeni yapılan bir değişiklik vardır ve bu yeni bölüm insanlık suçu üzerinedir. Oktay bu suçtan nasibini almıştır. Oktay'ın kızına kötü davranışı yüzünden Sessiz Ada denilen bir yere yerleştirilir. Sessiz Ada da sadece işitme engelli insanlar yaşar. Oktay da o ada da gözünü açtığında işitme engelli olarak uyanır. Onların işaret dilini bilmediği için kimse tarafından anlaşılmaz, iş bulamaz, aç kalır ve bir çok zorluklar çeker. Bunun böyle olmayacağını anlayan
İnceleme
IslahatSelahattin Tomar · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2025655 okunma
9/10
·64 syf.·
2025 70. kitabı
Bir solukta okuyacağınız,akıcı,merak uyandıran bir kitap arıyorsanız işte size Islahat Hikaye gerçek hayatta haberlerde, dizi ve filmlerde, çevremizde gördüğümüz , duyduğumuz bize hiç de uzak olmayan bir konu ile başlıyor. Diyaloglar tanıdık, cümlelere aşinayız ama bir yere kadar. Sonrasında olacaklara duyduğunuz merak ile bir bakıyorsunuz kitap bitmiş ama dimağınızda güzel bir yer edinmiş. Psikolojik travma, aile içi şiddet,dram, empati, fiziksel engele farkındalık gibi konular içeren çok yönlü bir kitap. Yazarımızın da dediği gibi " Hiçbir çocuk kötü olarak dünyaya gelmez." Kültürümüzde var olan, alışılagelmiş, sıkça kullandığımız cümlelerden biri yeni doğan bebekler için söylenen "analı babalı büyüsün" cümlesidir. Bu cümlenin ardındaki derin manayı yıllar sonra idrak edebilmiş biri olarak bir temenni gibi görünen ama aslında söylenen kişi için güzel bir dua olan diğer bir cümledir "Allah ıslah etsin" Bunu bir kez de bu kitap ile anladım. İnsanı ıslah etmenin tek bir yöntemi yoktur. Hatta her insanın ıslah olma biçimi farklılık gösterir. Ceza caydırıcıdır ama her zaman kişiyi ıslah eder mi tartışılır. Yazarı Selahattin Tomar Bey'in kalemine sağlık. Okuru bol olsun
IslahatSelahattin Tomar · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2025655 okunma