İsterim ki büyük küçük her istidat, kendi kabiliyeti derecesini tamamlamış olsun.. Bir fincan, bir bardak kadar su almaz; bir bardağın aldığı su da şüphesiz maşrapanın alacağı sudan azdır. Fakat bir fincanı, bir bardak kadar su almadığı için kimse ayıplamaz; zi'ra kabiliyeti bu kadardır. Elverir ki dolmuş, kendi istiap haddini bulmuş olsun. İnsan da çalışmakla, istidadını ziyadeleştiremez, ancak istidadının derecesini tamamlayabilir.
İnsan, yalnız fizyolojik buyrukların emrinde olan bir mahluk ise, ağzındaki cevizi damın üstüne fırlatarak kıran kargadan, tavukları için döğüşen horozdan, geviş getiren inekten, çirkef deliğinde fare bekliyen kediden ne farkı kalıyordu?
Platon'a göre, güzel bedenler hep birbirine benzemektedir. İnsan bu gerçeğin farkına vardı mı, tek bir bedene düşkünlüğü küçümsemeye ve can güzelliğini, oradan hareketle de bütün güzellikleri aramaya başlayacaktır. Literatüre Platonik (Eflatuni) adıyla geçen bu aşk anlayışı, geçici güzelliklere değil güzellik idee'sine duyulan aşkın ifadesidir.