Mektuplarını okurken duyduğum acıya dayanamıyorum. Milena -ve bir kez daha saçını ikiye ayırıp yana atıyorum- ben o kadar kötü bir hayvan mıyım, kendime ve aynı şekilde sana karşı o derece kötü müyüm?
İnsan bazen erken kalktığında, gerçeğin hemen yatağın yanı başında olduğuna inanır: üzerinde birkaç solmuş çiçekle bir mezar, açık, içine almaya hazır.
Eğer bu çürümüş dünyada (insanın çekilip koparıldığı zaman gerçekten çekilip koparıldığı ve kendine yardım edemediği dünyada) bunu yapman bir şekilde mümkünse, benden korkup yılma; seni bir ya da bin kez, şu anda ya da her zaman için o anda hayal kırıklığına uğratsam bile. Aslında bu bir rica değil, sana yönelik de değil, kime yönelik olduğunu bilmiyorum. Bu sadece, sıkışmış bir göğsün sıkışmış nefesi.