Resullah(sallahu aleyhi ve sellem) yanına geldiğinde Mus'ab b. Umeyr (radıyallahu anh) eski bir hırkanın içinde saçları dağılmış, vücudu ise kılıç ve mızrak darbeleriyle parçalanmış durumda yatıyordu. Allah Resulü üzüntülü bir şekilde şunları söyledi: "Seni Mekke'de gördüğümde, senden daha güzel giyinen, senden daha yakışıklı kimse yoktu. Şimdi ise kefen olarak sarılmış hırkadan başın dışarda kalıyor." Sonra on içinde bir kabir açtılar ve Uhud şehitleri arasına defnettiler.
Zübeyr (radıyallahu anh) Resullah'ın (sallahu aleyhi ve sellem) hayatta iken cennetle müjdelenen on sahabiden (aşere-i mubeşşere) biridir. Zübeyr (radıyallahu anh) müslüman oldugunda, amcası onu bir hasira sariyor, sonra onun üzerine ateş yakarak kendisine duman ile işkence ediyordu. Ona,
-Dinine dön, diyordu. O da,
-Ebediyen, asla kâfir olmam, diyordu.
Abdullah b. Abbas [radıyallahu anh] edep ve terbiyesinde ötürü yaşlı sahabelerin bulunduğu toplantı yerlerinde onlar konuşup bir fikir beyan etmeden o asla konuşmaz ve söz almayı pek uygun görmezdi.