Dayandıkları ve faydalandıkları tek nokta da, Müslüman geçinen içi geçmişlerin, küfürden gelen senetlere itibar açacak kadar gaflette olması ve nihayet, dön, dolaş, davaya etrafındaki kadrosu zaafı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
- Ey nefs, keyfince din kurmak ihtirasından bütün dünya iştihalarına kadar, ejderha ağzını açmış doymak bilmeyen sen, bir an samimî olmaya çalış ve söyle: Dünyanın bütüninanış sekillerini senin hükmüne bağlasalar ve seni Nemrud ile Firaun'u köle dive kullanacağın bir makama yükseltseler doyar mıydın? Hayır. değil mi?.. Onun da üstündekini isterdin!
Yanıma gel!
Yanına gelmekle yakınlaşmış olmuyoruz. Yanyana gelen maddelerimiz...
- Git öyleyse!..
- Gitmekle de uzaklaşmış olamayız. Benim gözüm sen-de, seninki bende oldukça...
Seziyor ki, ne yakınlık var, ne uzaklık; sadece ruhların birbirine kenetlenmesi ve ayrılık, kesiklikler, eksiklikler âle-minden, ana vatanına doğru kurtulmaya çabalaması var...
"Ya ol, ya öl!" budur işte!..
"Ağaç" çıkınca, mistik şair hakkında görüşler:
Burhan belge:
-İslam Komünisti!..
Falih Rıfkı:
-İslam faşisti!..
Yakup Kadri:
-(Neo-müzülman)
Mistik şair de şu karşılığı vermişti:
-Bunlar, beni değil, İslam'ı hangi şartla kabul edebileceklerini ilan ediyorlar...
-Şeriati şaşmaz mizan kabûl ederek ve “mâsiva-dış dünya" dan el etek çekerek...
-Dünyayı bırakarak, öyle mi?
- Asla!.. Bizde "târik-i dünya'lık, yani dünyayı terkedicilik yoktur. O papaslara göre... Dünyayı ruhundan, ruhunla zaye edinmekten çıkaracaksın; dışınla dünyada ve onun bütün vazifeleri üzerinde, içinle de öbür tarafta olacaksın