Ey artık ölmüş olan at! -dediler-
En güzeli oydu iste, yüzünün
savaşla ilişkisi.
Boydanboya bir karşıkoyma, denge
ve istekli bir azalma. Onu bilirdik.
O ağaç senin kanınla beslenirdi,
hepimizi besleyen.
Bir ülkeyi yeniden yaratırdı şaşkınlığımız
senin karşında,
alışverişin, alfabenin, iplik döküntülerinin ve
her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği...
Turgut Uyar
Bazen bazı duygular bize yabancı gelebilir ve bu duyguların içinden çıkamayız kendimizi ne yana çevirsekte iyi hissedemeyiz. Çare yoktur çünkü çareyi dışarıda aramakla, başka insanlara bakmakla vakit kaybederiz.
Kitap aslında tam olarak kötüyü, kötü olanı değil 'ben' dilini ve insanın içindeki kendi isteklerini, arzularını, doğru ve yanlışlarını arayışını, o sese kulak vermeyi işliyor. O yüzden içimizdeki şeytanı doğurmak yerine kendimize dönüp gerçekten ne istediğimizi isteklerimizin kime göre neye göre doğru ve ya yanlış olduğunu duyguların görmezden gelinmemesi bastırılmaması ya da inkar boyutuna geçilmemesini çok güzel betimlemelerle anlatıyor. Umarım bu kitabı okumayı düşünen okurlar gerçek bir psikolojik roman okuduğunun ve insanın içinde bir yolculuk yaptığının farkına varır. Gerçekten keyifli, sorgulatan ve son derece verimli bir kitap.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali
- Hep beklenen birisi artık beklenmeyip beklememeye yani alışıp evine döndüğünde çayın altını yakıp her şeye kendini alıştırıp ama yine de biraz ağlayıp biraz güldüğünde senin de mavi bir yatağın olacak mı turkish blue