Canan

Yani şimdi bütün bu olmayışların ben miyim kabahatlisi?
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Diyarbekir Kalesinden Notlar
Elim boş, Ayağım pusu. Bir ben bileceğim oysa Ne afat sevdim. Bir de ağzı var dili yok Diyarbekir Kalesi...
Bana katlanacak kadar sevemez misin beni?
Sayfa 109 - Remzi Kitabevi, 5. Basım, Haziran 1998.·Kitabı okudu
Tiyatro
Aradan geçen 80 yıla rağmen ikisi de hiç unutulmadı…
Bursa cezaevinde Nâzım Hikmet, Orhan Kemal’le aynı koğuşta kalmaktadır. Koğuş masasının üzerinde Orhan Kemal’in (asıl adı ”Mehmet Raşit Öğütçü”) bir roman başlangıcını görür. Okur. Ayağında takunyalar koşarak avluya çıkar Nâzım Hikmet. Orhan Kemal’e soluk soluğa sorar, “Siz mi yazdınız bunu?” Orhan Kemal çekinerek, “Evet” der. Nâzım Hikmet büyük bir coşkuyla, “Birader, neden bahsetmediniz bundan. Siz nesir adamısınız! Hikâye yaz, roman yaz!” diyerek o gün bir romancının doğuşunun müjdesini verir. 26 Eylül 1943 Pazar sabahı Orhan Kemal’in cezası biter, hapishaneden ayrılır. Ayrılmadan birkaç gün önce Nâzım Hikmet’e bir şiir yazar, ona okur ve bu şiir Nâzım Hikmet’i ağlatır… NÂZIM HİKMET'E / ORHAN KEMAL Sen “Promete’nin çığlıklarını kaba kıyım tütün gibi piposuna dolduran adam”, sen benim mavi gözlü arkadaşım; kabil değil unutmam seni. 26 Eylül 1943 Seni yapayalnız bırakıp hapishanede, bir üçüncü mevki kompartımanda pupa yelken koşacağım memlekete. Ve tren bir güvercin gibi çırpınarak istasyona girecek, gözü yaşlı bir genç kadına beş senenin ardından kocasını getirecek. O dem ki boş verip istasyon halkına, yanaklarından öperken sevgilimi, sen neşeli mavi gözlerinle bakacaksın içimden bana. O dem ki yürekten her şey atılacak, ekmek, kin, hasret, fakat Nâzım Hikmet,
Pazar
Beni bırak göğe bakalım. - Turgut Uyar
Edebiyat