Hürriyet problemi tek bir bütündür. Parçalanmaz. Hürriyet’in şahsiyetle münasebetini aramayan hukukçu, yalnız fertle devlet arasındaki münasebet planında kalınca, aptalla zekiye, bilgisizle âlime, görgüsüzle görgülüye aynı rey hakkını tanımak zorunda kalır. Böyle bir hürriyet ve müsavat anlayışıyla iki ahmak bir dahiden üstündür.
Gazetelerde sık sık gördüğümüz “demokrasi demagoji haline geldi” sloganı bir kelime oyunundan ibaret sayılmaz, demokrasinin halkı bir rakam halinde görmesinin zaruri neticesidir. On cahili dokuz âlime tercih eden bir sistemde bilginin demagojiye mağlûp olmasına şaşar mısınız?
İçimizde sadece özgül bir biçimde kendimiz olmamıza yol açan şeyler sağlıklıdır: tiksintilerimizdir bizi bireyleştiren; hüzünlerimizdir bize bir isim veren; kayıplarımızdır benliğimize mâlik olmamızı sağlayan. Sadece başarısızlıklarımızın tutarıyla kendimiz oluruz.
“Delilik şüphesiz aptallıktan iyidir. Delilik, var olmuş bir zekânın yok oluşudur; aptallık, var olmamış bir zekânın var olmamaya devam edişidir. Delinin hiç olmazsa mazisi şanlı. Aptallığın şerefli bir tarihi bile yok.”