Tepedeki o kavak ağaçlarını hala canlı birer varlık olarak düşünüyorum. Çocukluğumu orada, onların ayaklarında bıraktım, yeşil, büyülü bir camın kırıkları gibi...
Şimdi köyde, böyle üzüntülerden habersiz,rahat rahata oturan kardeşlerimi düşünüyorum da, acaba şu okumak dedikleri şey, dertsiz başa dert midir diyorum kendi kendime.
Tevekkeli,Tarancı dememiş: “Bilmek yanmakmış büsbütün!”