“Affetmek, kin gütmemektir. Çünkü kin iyileşmeye yönelik olmayan, işlevsiz ve başıboş bir kavramdır. Affetmekse insan olma sürecinin temel taşıdır. Olan biteni anladım, gerçeği kabul ettim, insan sınırlılıklarını gördüm, her şeye hakim olamayacağımı ve bazı insanların erdem yoksunluğundan bazılarınınsa iyi niyetlerine rağmen becerememesi nedeniyle bana zarar verdiğini gördüm demektir. Ben yoluma devam ediyorum. Bana zarar vereni, beni inciteni geçmişte bırakıyorum diyebilmektir. Affetmek, acıyı, öfkeyi hissedip neden yaşadığını analiz edebilmektir. Affetmek karşısındakinin de kendisinin de insan olduğunu, insana dair her türlü tuhaflıkla, acizlikle, hırçınlıkla, eksiklikle muhatap olabileceğini kabul etmektir.”
Hiç bir gerçek yoktur ki, karşıtı da gerçek olmasın! Yani şöyle: bir gerçek ancak tek taraflıysa, dile getirilip sözcüklere dökülebilir. Düşüncelerle düşünülüp sözcüklerle söylenebilen ne varsa tek taraflıdır, hepsi tek taraflı, hepsi yarım, hepsi bütünlükten, mükemmellikten ve birlikten yoksun.