Burcu Nahmias

Burcu Nahmias
@Ceko2024
Yavaş okurum. Bazen yazarım. Genelde hayal kurarım. Keşfetmeye ve paylaşmaya bayılırım.
Yüksek Lisans
İstanbul
İzmir
39 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı

Burcu Nahmias

, bir kitap okudu
Puan vermedi·200 syf.··
2025 25. kitabı
Donald Ray Pollock
7.4/10 · 38 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Zihinsel Bir Roller-Coaster: Dupin Öyküleri Üzerine Notlar
Puan vermedi·125 syf.··
2025 24. kitabı
Edgar Allan Poe’nun Dupin öyküleri, okuru bir olayın ya da gizemin içine çekip sürükleyen klasik dedektiflik anlatılarından oldukça farklı. Bu metinler bir solukta okunacak türden değil; aksine, okurdan sürekli dikkat, zihinsel eşlik ve uyanıklık talep ediyor. Başlangıçta bu ritme alışmakta zorlandım. Ama bir süre sonra Poe’nun zihinsel patikalarında yürümeye, onun akıl yürütme tarzına adım adım eşlik etmeye başladım. Ve o noktada, metnin içine yerleşmiş olağanüstü bir hissi fark ettim: bir zihnin kıvrımlarında dolaşmak. Poe, okuyucusuna düşünmenin kendisini bir deneyim olarak sunuyor. Hikâyelerin heyecanı cinayet ya da hırsızlık gibi olaylarda değil; bu olayların ardındaki mantıksal çözümleme süreçlerinde, zihnin nasıl işlediğini gözlemlemekte yatıyor. Sanki bir roller-coaster’a binmişim gibi hissettim — ama bu yolculuk bedensel değil, bütünüyle zihinseldi; adrenalini ise aklın ani sıçramalarından alıyordu. Özellikle Çalınan Mektup öyküsü bu yaklaşımı çok iyi temsil ediyor. Mektubun içeriğine dair tek bir cümle bile yok. Çünkü Poe için mesele, neyin çalındığı değil, nasıl çalındığı, nerede saklandığı, ve daha da önemlisi, kimin nasıl düşündüğü. Okura çözüm sürecine katılma şansı tanıyan bu yapı, dedektifliğin özünü yalnızca bir olay çözümü olarak değil, bir düşünme biçimi olarak yeniden kuruyor. Dupin karakteri, modern dedektiflerin atası sayılmakla birlikte, aslında Poe’nun aklın oyunlarına, görünmeyenin içindeki açıklığa ve düzensizliğin içindeki gizli düzene duyduğu hayranlığın bir temsilidir. Bu üç öyküden aklımda bir yöntem kaldı; hatta düşündüm, acaba kendi hayatımda da kullanabilir miyim? Dupin, bir insanın ne düşündüğünü anlamak için onun yüzünü dikkatle inceliyor; sonra kendi yüzünde o kişinin ifadesini taklit ediyormuş. Taklidi belli bir noktaya
Edebiyat
Dedektif Auguste Dupin ÖyküleriEdgar Allan Poe · İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,830 okunma
Ruhun Derinlerinde Saklı Bir Sancı
Puan vermedi·120 syf.··
2025 22. kitabı
Sándor Márai ile Mumlar Sönünce ile tanıştım. Tanıştığımıza çok memnun oldum. Romada onur, sadakat, ihanet ve dostluk üzerine ağır ama zarif bir yüzleşme anlatıyor. Yıllar sonra gerçekleşen bir buluşma, hesaplaşmaya dönüşüyor. İki dostun arasındaki kırılmalar, konuşulmayan duygular ve sınıfsal uçurumlar metnin derinliklerinde yankılanıyor. Kitap, sadece iki kişinin hikâyesi değil; aşkın, dostluğun ve insanın kendi iç gerçeğiyle yüzleşmesinin romanı. Márai’nin dili dingin ama keskin; okurun kalbine ağır ama gerekli sorular bırakıyor. Kitapta işlenen çok ilginç fikirler var. Bunlardan beni en çok etkileyeni kitaptan yaptığım bir alıntı ile aktarmak istiyorum: … ruhun derinleriden bir sancı saklıydı: Olduğundan farklı olma arzusu. Bu, bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir. Olduğundan farklı olma arzusu: Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olmaz. Çünkü insan hayata ancak kendi kendisi ve dünya için taşıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir. Nasılsa öyle olduğu gerçeği ile uzlaşmalı ve bu bilgece davranış için hayattan övgü almayacağını, kibirli, kel ya da göbekli olduğunu bildiği ve buna katlandığı zaman göğsüne madalya takılmayacağını bilmelidir… İnsan katlanmak zorundadır, işin bütün sırrı budur. Kendi karakterine, kendi tabiatına katlanmak zorundadır. Çünkü ne tecrübe ne de kendi eksiklerine, şahsi menfaatlerine ve açgözlülüğüne dair iç görü bir şey değiştirir. Arzularımızın dünyada tam bir yankısı olmayışına katlanmak zorundayız. Sevdiklerimizin bizi sevmemesine ya da umduğumuz gibi sevmemesine katlanmak zorundayız. İnsan ihanete, sadakatsizliğe katlanmak zorunda; ve son olarak, ki bütün görevlerin en zoru, birisinin karakter ya da zeka yönünden kendisinden üstün olmasına katlanmak zorunda… Sándor Márai kulağıma bu ve bunun gibi pek çok sır
Edebiyat
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma