"Sevgili dostlarım, işinizin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Sıradan insanların yaptıklarınızı takdir etmediği uzak köylerde hayatın sizin için ne kadar zor olduğunu da biliyorum. Ayrıca durumunuzun maddi zorluklarını da anıyorum. Ama ne yapalım? Şunu unutmayın ki, insanları uyandırmayı amaçlayan büyük çalışmalarımıza yeni başlıyoruz. Biz yeni bir ülkenin öncüleriyiz. Halktaki cehalete karşı mücadelenin tüm ağırlığını sırtlarımızda taşımalıyız. Ve burada, başlangıçta bizi bekleyen övgü ve sempati değil, ağır fedakârlıklardır. Kendini feda edeceklerden bahsediyorum, buna ihtiyaç duyulduğundan, kaçınılmaz olduğundan bahsediyorum.
Bu bir fedakârlık çağrısıdır. Herkese göre de değildir.
Kendini feda etmeye hazır ve yetkin olanları davet ediyorum. Beni affedin ama dürüstçe şunu söylemeliyim ki her meslekte olduğu gibi, ruhen mesleğine yabancı çok sayıda öğretmen var. Bunlar zanaatkâr bile sayılmaz. Daha da kötüsü mesleğini sevmeyen, öğretmenliğe lanet eden rençperlerdir bunlar. Benim onlara tavsiyem okuldan ayrılmaları, başka meslekle ilgilenmeleri. Yazıhanelere gidin. Ticarete başlayın. Bildiğiniz şeyi yapın. Canlı bir ruha ve büyük bir bilgi birikimine sahip insanlara ihtiyaç duyan bu yeri rahat bırakın... Benim ricamla en aydın kültür insanlarımız, bir grup Fin bilim insanı, uzaktan da olsa çeşitli bilgilerin güzelliğini aktarmak üzere size beş, altı, on ders vermeyi kabul etti. Böylece siz de öğrencilerinize bilime duyulan açlığı aktarabilirsiniz."