Cihat AKAY

Cihat AKAY
@Chtakay
Öğretmen
Lisans
Samsun
Samsun, 7 Ekim
20 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·556 syf.··
2022 17. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2022 14:48
John Steinbeck, yaşamış olduğu bölge itibariyle işçi yaşamının zorluklarına çok da uzak olmayan Amerikalı bir yazar. Belki de böyle bir konuyu yalın bir anlatımla beraber müthiş bir derinlik yakalayarak okuyucuya verebilmesi, gençlik yıllarında işçi yaşamının karanlık yüzünü görebilmesinden, zorlu işçi yaşamını ilk elden yaşamış olmasındandır. Daha önce “Gazap Üzümleri” ne dair okumuş olduğum bir incelemede, incelemeci bu durumu şu şekilde özetlemişti: “Steinbeck’ i okumak, sıradanlığın içindeki derinliği keşfetmek gibi bir şey.” Steinbeck’ in bendeki tanımı da artık tam olarak bu diyebilirim. 1939 yılında yayınlanmış olan eser, Oklahoma’ dan Kaliforniya’ ya göç eden bir ailenin umutla çıktıkları yolculuğu üzerinden, 1930’ lu yıllarda tüm dünya ile birlikte daha çok Amerika’yı da etkisi altına almış olan ‘Ekonomik Buhran’ ın, insanlar üzerinde oluşturduğu ekonomik yıkımın yanısıra toplumsal ve ruhsal yıkıntıları da konu edinmekte. ‘Ekonomik Buhran’ sonucu sanayileşmeyle beraber topraklarından itilen işsizler ve evsizler ordusunun açlık, sefalet, yaşamla olan mücadelesi; ve ardından gelen çarpıcı bir son… Şiddetle tavsiye edeceğim kitaplar arasına girmiş olan “Gazap Üzümleri” ni okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim..
1000Kitap
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanın zihni neyle meşgulse rüyasında onu görür. Hele içiniz rahat olmadı mı, gerçeğe ne kadar da uyar rüyalarımız!
Sayfa 63·Kitabı okudu
Edebiyat
"En iyi planları farelerin ve insanların / Sıkça ters gider..."
Robert Burns·Kitabı okudu
Siyaset
" Duyguların bir avantajı bizi yoldan çıkarmalarıdır, bilimin avantajı ise duygulara orada yer olmamasıdır. "
Edebiyat
Puan vermedi·207 syf.··
2021 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2021 14:59
Kitap; kendisini Leyla’sına, Leylim’ine, Laliko’suna kul eden Ahmed Arif’in Leyla Erbil’e 1954-1959-1977 yılları arasında göndermiş olduğu mektuplardan oluşmakta. “Lalikom” der ve ekler: “ Bir eyyam da sana Lalikom diye seslenicem. Benim dilsizliğim diye anlam verilebilir. Ama bu bir ünlemdir daha çok. Sevili, yangın bir ünlem. Ne Türkçe, ne Kürtçe ne de Zazaca’dır. Bu üç dilin bileşiminden doğan bir ünlem bu. Lal, Türkçedir. Lalik ya da Lalo Kürtçe. Om eki Zazacaya kaçar. Ya işte böyle Lalikom” der. Bu nasıl bir ünlem?.. Anlatamaz kimselere içindeki yangını, döker dizelere.. “Seni anlatabilmek...” der. “Kime ama? Bu bok düzenin, bu dört büyük zindanın, kainat, sonsuzluk falan dedikleri bu ölümlü şakalar kaosunun nesine, neresine anlatmak?”, anlatamaz kimselere; döker öpücüklere boğduğu sayfalara Leylim’ini. Öylesine öpme değil onunki.. Gözlerinden, burnunun, üst dudağına düşen fark edilmez incecik gölgesinden öper.. Canım.. der. Canım... Öyle bir “canım” ki; “Canım Benim, Bilir misin, canım dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep.” der. “Bu bok suyu alışkanlıklar, töreler, günah sevap ve ayıplar köleliği olmasa... Bütün tedirginliğimiz bundan.” der. “Affet Leylim” der ve sever aldırmaksızın töresine, ayıbına, günahına, sevabına, tüm tedirginliklerine. Sever yangıncasına, sevdasını geceye akıtırcasına.. Açardın, Yalnızlığımda Mavi ve yeşil, Açardın. Tavşan kanı, kınalı - berrak. Yenerdim acıları, kahpelikleri… Gitmek, Gözlerinde gitmek sürgüne. Yatmak, Gözlerinde yatmak zindanı Gözlerin hani? "To be or not to be" değil. “Cogito ergo sum” hiç değil… Asıl iş, anlamak kaçınılmaz'ı, Durdurulmaz çığı Sonsuz akımı. İçmek,
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,7bin okunma